Keşan YÇUB Yüksekokulu 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı gerçekleştirildi
Hatipler müjdeledi: “Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu 2027 yılında fakülteye dönüşecek”
Trakya Üniversitesi Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, 2026-2027 akademik yılı açılış törenini dün gerçekleştirildi.
Yeni akademik yılın açılış töreni dün saat 14.00'te Yüksekokul Konferans Salonu'nda yapıldı.

Açılışa Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof. Dr. Mustafa Tan, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İlknur Kumkale, Keşan Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Aydın Güllü, İpsala Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Meslek Yüksek Okulları Koordinatörü Hayati Arda, Keşan Ticaret Borsası Genel Sekreteri Emine Kaymak, Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ile öğretim görevlileri öğrenciler katıldı.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Trakya Üniversitesi tanıtım filmi sunumu gerçekleştirildi.

Filmin ardından Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuarı Trio Müzik Grubu gösterisini sundu.
Daha sonra Okul Müdürü Prof. Dr. İlknur Kumkale konuşmasını yaparak şunları söyledi.

“Değerli çalışma arkadaşlarım, sevgili öğrencilerim ve masanın değerli temsilcileri hepiniz hoş geldiniz, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bugün bir arada bulunmamızın sebebi belli: 2026-2027 akademik yılı açılış törenimizi onurlandırdınız. Hepimiz birlikte öğrencilerimizin geleceğe hazırlamak için çabalarımızı birleştirerek, onların bugün, eğitim-öğretim dönemine başlayan gençlerimizle de bir arada olup onlara omuz verdiğimizi, onlara yol açtığımızı ifade etmek için aslında bir aradayız. Ben aslında çok uzun uzun bir konuşma hazırlamıştım ama biraz, biraz spontane konuşmak istedim şu anda müsaade ederseniz sevgilerimi sunuyorum. Tabii üniversiteler sadece eğitim vermek ya da eğitim almak için gelinen ve 4 yıl, 5 yıl, 6 yıl süre zaman geçirilen yerler değil; aslında birlikte hareket etmeyi, birlikte yaşamayı, işbirliğini, toplumla bir arada olabilmeyi öğrendiğimiz yerler. Gençlerimize de bunun yolunu açmak, bunu anlatabilmek, bunu kazandırabilmek için bir aradayız ve bizler Trakya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu akademisyenleri ve idari personeli hep birlikte bunun için çaba gösteriyoruz. Bu çabalarımızda, aslında sonuçlarını da görmeye başladık ya da görüyoruz, diyelim. Çünkü sizlerle paylaşmak istediğim güzellikler çok fazla. Mezuniyet törenlerimizde o kadar uzadı ki tören, ödülleri vermeye artık, dedi ki sahne dayanmayacak, çökecek galiba. Öğrencilerimiz çok başarılı işlere imza atıyorlar. Yıl boyunca faaliyetlerimiz devam ediyor. Örneğin, işte Kalkınma Ajansı'nın yarışmalarında, birçok üniversitenin katıldığı yarışmada, öğrencilerin katıldığı yarışmada, Yüksekokulumuzun öğrencileri üçüncülükle başarı, bir sonuç alıp geldiler. Şu anda Urfa'ya yola çıkmış olan öğrencilerimiz var. Teknofest'te, okulumuzdan öğrencilerimiz, bir grup öğrencimiz, şu anda finale, bizleri temsil ediyorlar, üniversitemizi temsil ediyorlar. Allah yardımcıları olsun, çok da güzel üçüncülükle ilk Türkiye üçüncüsü olarak. Bunun yanı sıra yurt dışındaki Erasmus projelerimiz, eğitimlerimiz, bunun yanında projelerle yurt dışına giden öğrencilerimiz, danışman hocalarımız, çok ciddi anlamda öğrencilerimizin yanında. Onların yolunu açmak, onlara farklı ufuklar açabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. İdari kadro olarak Sayın Rektörümüzün katkı ve destekleriyle, üniversitemizin yönetiminin destekleriyle yol açmaya çalışıyoruz. Bizim yaptığımız ya da yapabileceğimiz şeyler onlara sadece ışık tutmak, onların yolunu aydınlatmak. Ve bizler, sevgili arkadaşlarım, fakülte, enstitü arkadaşlarım, bizler öğrencilerimizin yolunu açtığımız sürece onlar bunları almaya açlar diye düşünüyorum. Onlar bizden ne alırsa onunla yollarına devam edecekler. Ama sevgili öğrencilerimiz, bir başka yerin daha varmışçasına "Biz ne verirsek verelim, sizin aldığınız kadar" alır deriz. O sebeple biz bugün için size elimizdeki bilgileri veriyoruz ama okuldan mezun olduğunuz zaman en azından bu 4 yıl geçmiş olacak ve bu bilgiler anında eskiyor biliyorsunuz. O sebeple kendinizi sürekli geliştirmek için elinizden geleni yapın. Yaptığınız projeler, yaptığınız işler topluma dokunsun. Toplumla, , bir arada bu işleri yapmak daha faydalı. Bunu da yapıyoruz aslında. Yine Yüksekokulumuzdan halkla ilişkiler grubun, ekibimiz, üniversitemizde toplumsal katkı projelerinde ödül aldı. Spor takımlarımız üniversite ikincisi oldu. Voleybolda, futbolda, kadın ve erkek takımlarımız. Kısacası her alanda aslında Trakya Üniversitesi Çapraz olarak varlığımızı hissettirmeye çalışıyoruz ve biz hep birlikte olduğumuz sürece, öğrencilerimiz, hocalarımız, yönetim kadromuz, biz çok daha fazla başarılara imza atacağımıza inanıyoruz. Ve bu konuda ekip olarak öğrencilerimizin yanındayız ve bu yolumuzda bizim yolumuzu açtığı için gerçekten Sayın Rektörümüze, rektör yardımcılıklarımıza, tüm idari, üniversitemizin idari kadrosuna çok teşekkür ediyorum. Tabii bu arada Keşanlıları unutmamak mümkün değil, sayın kaymakamımız ve belediye başkanımız başta olmak üzere, biz ne zaman bir şeye ihtiyacımız olsa, ilk kapılarını çaldığımız, ilk telefonuna sarıldığımız, ilk koşa koşa gittiğimiz yerler buralar. Bunun yanında Ticaret Sanayi Odamız, bunun yanında Ticaret Borsamız, muhtarlarımız, tüm kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör gerçekten öğrencilerimizin yanında. Şimdi, 11 öğrenci topluluğumuz var. Ve yakında bir hafta sonra da topluluklar buluşuyor faaliyeti yapacağız. Burada topluluklarımıza baktığımız zaman hepsi stant kuruyorlar ama masalarında bir şeyler oluyor. Bunları nereden alıyorlar? Bunları Keşanlılar'dan, desteklerle, mutlaka masalarını donatıyorlar. Yani kısacası sevgili öğrencilerim, yeni gelen arkadaşlarımıza özellikle, çok güzel dört yıl sizi bekliyor. Ama siz de elinizden geldiği kadar burada var olmaya çalışın ve bu üst sınıfınızla, üst sınıflarınızla ve hocalarımızla, danışman hocalarımızla olmadı, sıkıntınız bizimle mutlaka irtibata geçin, sizin için yapmayacağımız bir şey yok diyorum.Ve hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlayarak sözlerimi son veriyorum, teşekkür ediyorum.”

Kumkale’nin ardından konuşan Eylem Bayır’da şunları söyledi: Sayın rektörüm, sayın kaymakamım, sayın belediye başkanım, sayın müdürlerimiz, sayın protokol üyelerimiz, değerli misafirlerimiz, değerli akademisyenlerimiz, sevgili öğrencilerimiz; Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Fakültesi açılış törenine hepiniz hoş geldiniz. Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Keşan'ın ve aynı zamanda 4 yılın dolu dolu geçmesini diliyorum.
Herkesin tekrar yeni akademik, akademik yılını tebrik ediyor, öğrencilerimize başarılar vr hayırlı olmasını diliyorum.”

Bayır’dan sonra konuşan Mustafa Tan’da konuşmasında şunlara değindi: “Sayın rektörüm, sayın kaymakamım, sayın belediye başkanım, değerli müdürüm, değerli rektör yardımcım, değerli MYO başkanım, değerli hocalarım, ilçemizin değerli kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve sevgili öğrencilerimiz. 2026-2027 eğitim yılı açılış törenine hepiniz hoş geldiniz. Sizleri şahsım ve kurumum adına saygıyla selamlıyorum. Sevgili öğrencilerimiz, aramıza yeni katılanlarla birlikte çok daha büyük bir aile olduk. Trakya Üniversitesi yaklaşık 43.000 öğrencisi ve 10.000'e yakın çalışanıyla gerçekten çok büyük bir aile. 14 fakülte, 10 meslek yüksekokulu, 4 yüksekokul ve 1 konservatuvardan oluşan, sunumda da gördüğünüz gibi sadece Edirne'de değil, sadece bölgede değil, sadece Trakya'da değil, bütün Balkanlara yayılmış faaliyetleriyle birlikte hatta ülkemizin bütün illerine ve hatta, ülke dışında Orta Asya'ya kadar varan ülkelerde mezunları olan, faaliyetleri olan çok büyük bir aile. Sizler de artık bu ailenin bir parçasısınız. Yeni bir eğitim-öğretim yılı, yeni zorluklar, yeni ufuklar, yeni mutluluklar ve yeni yeni öğreneceğimiz bilgiler. Şunu unutmayın ki sevgili öğrencilerimiz, iyi bir üniversitede, iyi bir yüksekokulda, çok iyi bir eğitim kadrosundan eğitim alacaksınız, eğitim öğretim alacaksınız. Bu dönemde, bu yıllarda alacağınız eğitim bundan sonra sizin hayatınızı şekillendirecektir. Bu yüzden elinize gelen imkânları sonuna kadar kullanınız. Değerli hocalarım, daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da öğrencilerimizin donanımlı yetişmeleri için elinizden gelen her türlü gayreti göstereceğinize inanıyoruz. Şimdiden sizlere şükranlarımı sunuyorum. Yeni eğitim öğretim yılımızın hayırlı olmasını diliyorum. İlçemize, yüksekokulunuza, Trakya Üniversitesine, şehrimize ve tüm ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum”
Tan’ın ardından söz alan Mehmet Özcan’da şunları söyledi.

“Sayın çok değerli büyüklerim, sayın kaymakamım, sayın hocam, değerli ebeveynler, arkadaşlarım, değerli hemşerilerim, bundan sonra inşallah sayın dekanım diye beyan etmek istiyorum. Tebrik ediyorum. Sayın protokol üyeleri, sayın konuklar, sayın veliler, çok değerli öğrencilerimiz, değerli vatandaşlar. Hepimizin yeni öğrenim yılı hayırlı olsun. Hepinize en içten duygularla başarılar temenni ediyorum. Az önce üstü kapalı söyledim. Trakya Üniversite’nde ben de öğrenciydim. Tıp fakültesini bitirdiniz. Belki o kadar Cerrahpaşa’da okumamış olsak da şimdi, bir tıp fakültesinde mezun olmanın heyecanını iş olarak. Burada her zaman hocalara soruların cevaplarını başka mecralarda katkı sunmaya çalıştık. Değerli arkadaşlar, burada alacağınız eğitim, her şeyden önce hocamın dediği gibi bizden aldığınız kadar vermeye. Eminim, mümkün olduğu kadar hocalarımızdan aldığınız feyzi, mümkün olduğu kadar alıp. Artık bir bilgi çağındayız. Teknolojik gelişmeler kibometrik dizi şeklinde ilerlemekte. Geçen yıl bu kadar konuşmuyorduk yapay zekayı. Şimdi olabildiğince her platformda konuşuluyor. Hangi dalda eğitim görürseniz görün, o yapay zeka dünyamızı çok etkileyecek. Sizler bunun iyi şekilde uygulayıcısı ve savunucusu veya aralarındaki arsızlıkta kontrol edici olabilmelisiniz. İnsanlığın desteği için bir kader teknolojik ilerlemenin de zararlarını görmeden tedbir almamız gerekiyor. Sizlere başarılar diliyorum. Ailelerinizi kutluyorum ana babalara, sizler gibi evlatları yetiştirip buraya göndermişler. Biz de üstümüze düşen vazifeyi burada sizleri severek yapmaya gayret edeceğiz. Hepinize saygılar sunarım, inşallah mezuniyet töreninde de buluşuruz.”
Özcan’ın ardından konuşan Aziz Mercan’da konuşmasında şunları söyledi.

“Sayın Rektörüm, Sayın Belediye Başkanım, Sayın Rektör Yardımcılarımız, Meslek Yüksekokullarımızın Değerli Müdürleri, Değerli Akademisyenler, çalışma arkadaşlarım, siyasi partilerimizin Değerli Temsilcileri, basınımızın Değerli Mensupları, Sevgili Öğrencilerimiz,
2026–2027 akademik yılı açılışında sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyor, sözlerime başlarken hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Bu yıl ilçemizdeki üç yüksekokulumuzda toplam 2.310 öğrencimiz ve 63 akademisyenimizle yeni akademik yıla başlıyoruz. Bugün çatısı altında bir araya geldiğimiz Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulumuz, 1.176 öğrencisi ve 32 akademisyeninden oluşan kıymetli kadrosuyla ilçemizin en büyük yükseköğrenim kurumudur. Bunun yanı sıra 639 öğrencisi, 24 akademisyeniyle Keşan Meslek Yüksekokulumuz ve 495 öğrencisi, 7 akademisyeniyle Hakkı Yörük Sağlık Meslek Yüksekokulumuz ilçemizin yükseköğretim alanındaki gücünü arttırmaktadır.
İktisadi idari bilimlerden turizm işletmeciliğine, otomotiv teknolojilerinden sağlık alanına kadar pek çok alanda öğrenim gören öğrencilerimiz, mezuniyetlerinin ardından başta bölgemiz olmak üzere ülkemizin dört bir yanında nitelikli iş gücüne katkı sağlamaktadır.
İlçemizin lojistik konumu tam da bu noktada büyük önem taşımaktadır. Keşan’ımız, çevre ilçelerin sağlık, hizmet ve iş gücü alanlarındaki ihtiyaçlarına karşılık veren bir merkez olarak yüksekokullarımızda yetişen gençlerimize bilgi ve becerilerini ülkeleri yararına kullanabilecekleri imkânlar sunmaktadır.
İlçemizin gelişimine katkı sağlayacak en önemli unsurlardan biri de şüphesiz; yapım çalışmaları hızla devam etmekte olan Keşan Organize Sanayi Bölgemizdir. Bölgenin hizmete girmesi ile beraber öğrencilerimizin staj ve istihdam olanakları artacak, özellikle mesleki eğitim görmüş olan gençlerimiz, kurulacak işletmelerde gelişen bölge ekonomimize güç katacaktır.
Sevgili gençler;
Üniversite eğitimi, bir meslek edinmenin yanında araştırmayı, sorgulamayı, birlikte üretmeyi ve topluma karşı sorumluluk üstlenmeyi öğrenme sürecidir. Sizlerden beklentimiz, bilimin ışığında aydınlık yarınlara ilerlemeniz, Atatürk ilkelerine bağlı, ülkenize ve milletinize faydalı olacak işlerde yükselmenizdir.
Sizlere sunulan imkanları en iyi şekilde değerlendirerek alanınızda yetkin bireyler olarak yetişmenizdir.
Bizler de bölgemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesi ve Keşan’ın eğitim alanında da öncü bir konuma ulaşması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam ediyoruz.
İlçemizdeki Meslek Yüksekokullarımızın gelişmesi ve imkanlarının artırılması konusunda her türlü desteği sağlayan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Hatipler hocamıza ilçe halkım ve Makamım adına çok teşekkür diyorum.
Bu anlamda; yeni akademik yılın ilk müjdesini de sizlerle paylaşmak isterim: ilçemize kazandırılacak 550 öğrenci kapasiteli kız öğrenci yurdu için 1 Ekim 2026 tarihinde proje ihale süreci başlayacak, projenin kesinleşmesinin ardından 2027 yılı itibariyle de ihale sürecine başlanması planlanmaktadır.
Bu önemli yatırımın başta Keşan’ımız olmak üzere bölgemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor, projenin hayata geçirilmesinde başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak’a, Sayın Valimiz Yunus Sezer’e, Edirne Milletvekilimiz Sayın Dr. Fatma Aksal’a, üniversitemizin kıymetli Rektörü Sayın Prof. Dr. Mustafa Hatipler’e ve tüm emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum.
Sözlerimi tamamlarken 2026- 2027 akademik yılının hepimiz için verimli, başarılı ve huzurlu geçmesini temenni ediyor, tüm öğrencilerimize ve eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.”

Mercan’dan sonra söz alan Mustafa Hatipler de konuşmasında şunları söyledi: “Sayın Kaymakamım, çok kıymetli rektör yardımcılarım, çok kıymetli okul müdürüm, çok kıymetli toplum önderlerinin temsilcileri, Keşan bürokrasisinin çok kıymetli temsilcileri, ilçe protokolü, çok değerli siyasetçiler, hocalarım, çok değerli öğrencileri. Üniversitemizin 2026-2027 yılı akademik eğitim-öğretim yılının açılışında rektörünüz olarak katılmış olmaktan, sizlere hitap ediyor olmaktan duyduğum heyecanla, onurla, sevgiyle hepinizi sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz şeref verdiniz. Trakya Üniversitesi bir ayağı Edirne'de, diğer ayağı Balkan Coğrafyası'nın en ücra yerlerinde gezen bir pergele benzemektedir. Bu pergelin Edirne'de olan ayağında az önce çok kıymetli hocalarım, rektör yardımcıları ifade ettiler, 14 fakülteyle, 10 meslek yüksekokuluyla, bir konservatuvar ve dört yüksekokulla aktif bir şekilde faaliyet gösterirken, pergelin diğer ayağında aynı güç, aynı performans, aynı iradeyle Balkanlar'da, Balkan coğrafyasında kültür sanattan sağlığa, sağlıktan eğitime, kardeşlik köprüleri kurmakta, tesis etmekte ve kurduğumuzu köprüleri de tahkim etmek için mücadele etmektedir. Bugün açılışını yaptığımız yüksekokulumuz kuruluşunda güzel bir tesadüf, güzel bir tevafuk, kuruluşunda etiyle tırnağıyla tabiri caizse bu okulun bir yüksekokul olarak başarılı bir yüksekokul olarak faaliyet göstermesi için tabiri caizse canla başla çalışan İlknur hocamız tarafından yönetilmektedir. Az önce çok kıymetli başkanım, ondan önceki ziyaretinizde de çok kıymetli kaymakamım çok güzel, çok nezih bir şekilde ifade ettiler. Biz de onların duygularını paylaşıyoruz. Bir sonraki toplantıda burada selamlama konuşması yaparken sayın okul müdürüm ifadesi yerine elbette sayın dekanım ifadesini kullanmak en büyük arzumuz ve hedefimizdir. Dekan gönüllü olarak burada bulunmaktadır. Konu dekanlıkla değil hocam dekanlık istiyorsa pekala bir fakültemizde dekan olarak görev alması mümkün. Ama hocam Keşan'da Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu'nda görev almayı teklif ettiğimizde memnuniyetle kabul ettiler. Şimdi de bu yüksekokulun fakülteye dönüşmesi için canla başla çalışmaktadır. Bizler de onun bu gayretini aynı şekilde paylaşıyoruz. Gerek milletvekilimiz nezdinde gerek belediye başkanımız nezdinde gerek YÖK nezdinde gerek cumhurbaşkanlığımız nezdinde artan bir üslupla, artan bir tavırla ve tarzda buranın, bu yüksekokulun fakülteye dönüşmesi için gayret ediyoruz. İnşallah bu sene gelen öğrencilerimizin ayağı bereketli olur, bu yıl içerisinde burası 4 yıllık bir fakülteye dönüşerek eğitimini devam ettirir. Fakülte olarak faaliyet göstersek de, 4 yıllık bir yüksekokul olarak faaliyet göstersek de bildiğimiz, gördüğümüz, yaşadığımız bir gerçeği sizlerle paylaşmamız gerekir. Trakya Üniversitesi Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Fakültesi İlknur hocamın önderliğinde, İlknur hocamın liderliğinde ve dinamik akademik kadrosuyla bölgenin bir yandan beşeri sermaye ihtiyacını karşılamak üzere diğer yandan da insanımızın emek ve istihdam sorunlarını kökünden çözmek üzere 4 elle çalışan gayreti her türlü takdirin üzerinde olan bir eğitim birimidir. Ben sözlerime başlamadan evvel elbette yeni akademik yılımızın hayırlı uğurlu olmasını arzu eden, temenni eden birisi olarak bu hususun özellikle altını çizmek istiyorum. Hakikaten Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulumuz en başta okul müdürümüz hocam, İlknur hocam olmak üzere bütün akademisyen kadrosuyla, akademik kadrosuyla bildiklerini öğrencilere öğretmek üzere azmetmiş, cezbetmiş ve bu konuyu hayatının olmazsa olmazı yapmış bir ekiple çalışmaktadır. Gerçekten burada eğitim almanın büyük bir şans olduğunu bu sıralardan mezun olduktan sonra görecek ve yaşayacaksınız.Trakya Üniversitesi Türkiye çapında bir iddiayı dile getirmek istiyorum. Bunun bilinmesinde fayda var. Kamu üniversitelerinin derse devam, hocaların derse devam ortalamasının yüzde 30'larda olduğu bu günlerde hatta bu akademik takvimin başladığı bu günlerde Trakya Üniversitesi'nde derslerin yapılma öğrencilerin derse devam etme oranının yüzde 99.8 olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Arkadaşlar peygamberimizin en güzel dualarından bir tanesi eşyanın tabiatını öğret bana yarabbidir. Her şey eşyanın kendi tabiatında devam eder. Bunun dışında bir formül yoktur. Peki yükseköğretimde eşyanın tabiatı nedir? Yükseköğretimde eşyanın tabiatı hocanın okulda olduğu, öğrencinin okulda olduğu okuldaki eğitimle alakalı, derslerle alakalı eğitimle birlikte sosyal davranış şekillerini de öğrencinin hocasından öğrendiği bir eğitim şeklidir. Örgün öğretim örgün öğretim ve eğitim öğrencinin sadece bilgi sahibi olduğu bir eğitim şekli değil. Öyle olsaydı uzaktan eğitimle bu eğitimler görülebilir. Hayır, örgün öğretim elbette hocanın öğrencisine bütün bildiklerini aktardığı bir sistemdir, bir modeldir ama bunun yanında öğrenciye sosyal davranış şekillerini de örnek olmak suretiyle gösterildiği bir eğitim uygulama alanıdır. Çok şanslısınız derken ifade etmek istediğimiz husus buydu. Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Fakültesi'nin akademik kadrosu her bir hocam ayrı ayrı numune-i imtisal olacak, örnek alınacak davranışları olan ve öğrencilerine bir yandan bildiklerini öğreten, diğer yandan da sosyal davranış biçimleriyle örnek olan çok değerli akademisyen arkadaşlarımızdır. Değerli öğrencilerim, çok bilinen bir söylemdir ama bunu bugün sizlerle paylaşmak istedim. Dünya çok hızlı değişiyor. Ziyaretinde bulunduğumuz gerçekten de ismiyle müsemma kaymakam ben ifade ettiğine aynısını ifade ettiği gibi söyleyeyim, zaman çok hızlı değişiyor ve çok hızlı gelişiyor. Şöyle bir geriye bakın, bundan 100 yıl öncesinde çağ değişimleri 200 yıllık, 300 yıllık zaman dilimleri içerisinde yeni çağ ortaca gerçekleşirken bugün adeta 3 yılda bir, 4 yılda bir, 5 yılda bir bir çağ kapanıyor, yeni bir çağ açılıyor. Teknoloji ve teknolojik değişimler o kadar büyük bir hızla yaşanıyor ki ben neredeyse bunların arkasından koşmak ve koşsak bile koşarak gitsek bile yetişmek neredeyse mümkün olmayacak. İşte internet bir çağ değişimi, işte bilişim bir çağ değişimi, bilgisayar bir çağ değişimi, wifi bir çağ değişimi, en son uçağı değişimin kapımıza getirdiği dijitalleşme bir çağ değişimi ve yapay zeka bir çağ değişimi. Çağın bu kadar hızlı değiştiği bir ortamda nerede dikkat etmek gerekir, ne yapmak gerekir, nasıl yapmak gerekir sorusunun tek bir cevabı var. Yunus gibi söylemek ve Yunus gibi yaşamak gerekir. Elif okulu götürü, Pazar eylelik götürü, yaratanı severiz yaratandan ötürü. Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek bir çivisi çıkmış çağın, bu insanın dince susup sadece belence konuştuğu çağın, bu insanın sadece maddi varlığıyla ölçülüp biçildiği, manevi değerlerinin yok sayıldığı bu aşağılık çağın bütün dertlerinin dermanı olacak en büyük davranış şeklidir. Neden yaratılanı yaratandan ötürü sevmek gerekir? Çünkü yaratılan dediğimiz insan varlığı Cenab-ı Hakk'ın yaratılmışların en değerlisi, en kutsalı olarak adlandırdığı varlıktır. Öyleyse çağ ne kadar değişirse değişsin, zaman ne kadar hızlı giderse gitsin hareket noktamızın temelinde insan ve insan sevgisi olmalıdır. Unutmamalısınız ki dünya boştur eğer istek ve arzu olmazsa. Bütün istekler ve arzular yarımdır, boştur eğer bir gayret ve çalışma olmazsa bütün gayretler ve çalışmalar suçsuzdur, boştur eğer onun da altında sevgi olmazsa. Lütfen attığınız adımı, lütfen aldığınız nefesi, lütfen yediğiniz lokmayı, içtiğiniz suyu sevgiyle, severek yapın ve yaptığınız işi severek yapın. Ne kadar ve nasıl severek yapalım? Bunun cevabı çok net. Ördüğünüz örgüyü herhangi bir gün ipliğiyle değil kalbinizden gelen bir ipek iplikle ve o ördüğünüz kazağı, süveteri en çok sevginiz kimse o giyecekmiş gibi örmek şeklinde bir sevgiden söz ediyorum. Unutmayın Yunus'un sözünü sevgimi söylemezsen sevmek derdi beni boğar, sevgimi göremezsem bu gözlerim nendir benim. Lütfen sevdiğinizi görün, lütfen sevdiklerinize sevdiğinizi söyleyin. Bugün söylenmeyen sevgiler yarın çok fazla söylense de bir anlam ifade etmeyebilir. Trakya Üniversitesi olarak Keşan, İpsala, Uzunköprü ve Havsa'da bulunan kampüslerimizle alakalı olarak temel bakış açımızın ne olduğunu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli arkadaşlar, bir medeniyetin temel paradigması en zayıf, en güçsüz insanına sunduğu hizmetle ölçülür. En fakir, en yoksul insanına verdiği hizmetle o medeniyetin temel paradigmasının ölçüsü alınır. Üniversite yönetiminin de temel gücü, temel paradigması ön lisanstan tıp fakültesine, lisansüstü ve doktora kadar uzanan bu eğitim aşamasında Edirne merkezden İpsala'ya, Keşan'a, Uzunköprü'ye, Havsa'ya kadar uzanan bu coğrafyada merkezdeki öğrencisine sunduğu hizmetin aynısını hatta daha iyisini en uzakta bulunan öğrencisine sunup sunulmadığıyla ölçülür. Size okul müdürü olarak Trakya Üniversitesi'nin herhangi bir fakültesinde rahatlıkla dekanlık yapabilecek, Trakya Üniversitesi'nin bütün fakültelerinde dekanımız olsun diye adeta kapıları açılan bir hocamızı okul müdürü olarak görev teklif ettik, görev kabul etti. İlknur hocamın önderliğinde bulunan bir Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu'nda hiçbir öğrencimizin gözünün yaşlı, başının öne eğik ve mahzun olmasını kabul etmemiz mümkün değil. Gücümüz neye yetiyorsa, nereye yetiyorsa gücümüz neye yetiyorsa bilmenizi istiyorum ki bu güç sizin gücünüzdür. Merkezde olan gücümüz neyse İpsala'da da, Keşan'da da, Uzunköprü'de de aynı güçle, aynı anlayışla hareket ettiğimizi bilmenizi istiyorum. Elbette bunu hedeflerken öğrencilerimin hani o olimpiyatların halkalarını anlattıkları gibi daha hızlı, daha güçlü, daha çabuk, daha çok çalışan, daha büyük başarılara imza atan, daha çok proje yapan, daha sosyal, daha farkındalık eğitimlerini gören, bilen, yaşayan ve hocalarıyla eğitimle alakalı, sosyalıkla alakalı her türlü eksikliklerini bir an önce tamamlayan öğrenciler olmasını istiyorum. Akademik kadroyla alakalı Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu'nun akademik kadrosuyla alakalı olarak da az önce duygu ve düşüncelerimi ifade ettim. Bu kadro buradayken öğrencilerimizin bilgi bakımından, sosyal davranış bakımından donanımlı birer öğrenciler olarak bu üniversiteden, bu yüksekokuldan mezun olmalarını istiyor ve bekliyorum. Bazı şeylerin ertelenmeyeceğini bilmenizi istiyorum, hayatın içinden gelen, hayatın her türlü hallerini yaşamış birisi olarak. Eğer bir öğrenci kendini geliştirecekse bunun zamanı şimdi, bu sırlardayken. Ben okulu bitireyim ondan sonra nasıl çalışacağım, evde kapanacağım, onu okuyacağım, bunu okuyacağım diyen herkes okul bittikten sonra bir daha kitap açmaz. Ama okurken ben kendimi tanımlamalıyım, ben çok eksiğim diyen herkes bugün hala okuyor, karşımızda rektörümüzde olduğu gibi ve hayatın içerisinde hayatla mücadele etmeye devam ediyorum. Değerli arkadaşlarım, bugünün anısına bir akademik takvimin açılışında sizlere hiç söylenmemiş kelimeler, hiç duyurmamış cümlelerle hitap etmek istemiyorum. Onun tam tersi, hayatın bir mücadele alanı olduğunu, laftan söz etmiyorum, bir mücadele alanı olduğunu ve mücadele edenlerin sadece kazandığını ve mücadele etmeyenlerin kenara çekilenlerin hayat tarafından da bir şekilde kenara atıldığını sizlere ifade etmek istiyorum bugünün anısı olarak. Ve elbette bugün eğitim öğretim yılımızın, akademik yılımızın açılışıyla alakalı olarak da başarılarla dolu, güzelliklerle dolu bir eğitim yılı, eğitim öğretim yılı temenni ediyorum. Her şey gönlünüzce olsun ve her şey güzel değil, çok güzel olsun, teşekkür ederim.”

Konuşmaların ardından başarılı öğrenciler ile Trio Müzik grubuna belgeleri ile çeşitli hediyeler protokol tarafından takdim edilmesi ile açılış programı sona erdi.




