Keşan Meslek Yüksekokulu Akademik Yılı açılış töreni gerçekleştirildi
Hatipler: “Keşan Meslek Yüksekokulu iki yıl önce Aydın hocamın liderliğinde, önderliğinde, kaptanlığında Trakya Üniversitesi içinde meslek yüksekokulları arasında gözle görülür, elle fark edilir bir fark yarattı”
Trakya Üniversitesi Keşan Meslek Yüksekokulu, 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni dün gerçekleştirildi.

Saat 10.00’da Okulun Konferans Salonunda yapılan açılış törenine Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof.Dr. Mustafa Tan, Keşan Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Keleş, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İlknur Kumkale, Keşan İlçe Emniyet Müdürü Süleyman Trak, Keşan Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Aydın Güllü, Keşan Ticaret Borsası Genel Sekreteri Emine Kaymak, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.
Tören programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından gerçekleştirilmesi ile başladı.
Ardından Keşan Meslek Yüksekokulu’nun tanıtan bir sunum gerçekleştirildi.

Sunumun ardından Okul Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Aydın Güllü Akademik Yılı açılışı nedeniyle konuşmasını yaparak şunları söyledi.
“Sayın Rektörüm, değerli protokol üyeleri, kıymetli akademik ve idari çalışma arkadaşlarım, sevgili öğrencilerimiz ve değerli misafirlerimiz;
2026–2027 Akademik Yılı Açılış Törenimize hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Büyük düşünürümüz Yunus Emre’nin yüzyıllar öncesinden bugünlere ulaşan çok anlamlı dizeleriyle başlamak istiyorum:
“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır.”
Aslında bu dört dize, eğitimin yalnızca bilgi edinmekten ibaret olmadığını; insanın kendisini tanıması, öğrendiğini anlamlandırması ve bilgisini hayata yansıtması gerektiğini bizlere hatırlatıyor.
Değerli misafirler; bugün bilgiye ulaşmanın hiç olmadığı kadar kolay olduğu bir çağda yaşıyoruz. Yapay zekâ, robotik sistemler ve dijital teknolojiler, bildiğimiz pek çok şeyi yeniden şekillendiriyor. Artık önemli olan yalnızca ne kadar bilgiye sahip olduğumuz değil; o bilgiyi nasıl kullandığımız, ne ürettiğimiz ve insanlığa nasıl bir katkı sunduğumuzdur.
Bizler de Keşan Meslek Yüksekokulu olarak öğrencilerimizi yalnızca bir mesleğe hazırlamayı değil; sorgulayan, araştıran, teknolojiyi etkin kullanan, sorunlara çözüm üreten ve değişime uyum sağlayabilen bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlıyoruz.
Bugün Yüksekokulumuz; 6 programı, 610 öğrencisi ve bir Uygulama Anaokulu ile Keşan’da önemli bir eğitim gücünü temsil etmektedir. Sayın Rektörümüzün destekleriyle, üniversitemizin Keşan’daki varlığını daha da güçlendirmek; eğitim altyapımızı geliştirmek ve öğrencilerimize daha nitelikli imkânlar sunmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Ancak biz mesleki eğitimi yalnızca okulun duvarları içerisinde yürütülen bir süreç olarak görmüyoruz.
Üniversite–sanayi iş birliğini, mesleki eğitimin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bölgemizdeki işletmelerle kurduğumuz iş birlikleriyle öğrencilerimizin teorik bilgilerini uygulamayla buluşturmasını; sektörün ihtiyaçlarını yakından tanımasını ve mezuniyet sonrasında çalışma hayatına daha hazır hâle gelmesini hedefliyoruz.
Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz Kat Hizmetleri Uygulama Alanımız da bu anlayışın somut örneklerinden biridir. Kamu, üniversite ve özel sektörün bir araya gelerek eğitime katkı sunmasını son derece değerli buluyoruz.
Bununla birlikte Meslek Yüksekokulumuzun bilgi ve teknik altyapısının yalnızca öğrencilerimize değil, Keşan’a ve çevre ilçelerimize de hizmet etmesini önemsiyoruz.
Bu doğrultuda mesleki eğitim, teknik danışmanlık, uygulamalı çalışmalar ve sektör iş birlikleriyle bölgemizin nitelikli insan kaynağına katkı sunmaya çalışıyoruz.
Bu yaklaşımımızın önemli adımlarından biri de Mesleki Yeterlilik Kurumu kapsamında yürüttüğümüz belgelendirme çalışmalarımızdır. Devam eden sürecimizi en kısa zamanda tamamlayarak, mesleki yeterliliklerin belgelendirilmesi konusunda da Keşan ve çevre ilçelerimize hizmet verebilen bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.
Çünkü bizim için meslek yüksekokulu; yalnızca öğrencilerin eğitim aldığı bir kurum değil, bulunduğu şehrin üretimine, sanayisine, istihdamına ve gelişimine katkı sunan bir merkezdir.
Ve biliyoruz ki bir üniversitenin gerçek başarısı yalnızca verdiği diplomalarla değil, yetiştirdiği insanların ve ürettiği bilginin topluma kattığı değerle ölçülür.
Sevgili öğrencilerimiz;
Bugün sizlere belki de bütün akademik hayatınız boyunca hatırlamanızı istediğim bir şey söylemek istiyorum:
Atölyelerimizde, laboratuvarlarımızda ve dersliklerimizde geçirdiğiniz her günün size yeni bir beceri kazandırmasını hedefleyin.
Bir makinenin nasıl çalıştığını öğrenmek kadar, neden çalışmadığını merak etmek de önemlidir. Bir problemi çözmek kadar, henüz kimsenin sormadığı bir soruyu sorabilmek de değerlidir.
Unutmayın; “Diplomanız size bir meslek kazandırabilir; ancak merakınız, emeğiniz ve üretme isteğiniz geleceğinizi şekillendirecektir.
Kıymetli akademik ve idari çalışma arkadaşlarım;
Öğrencilerimizin bu yolculuğunda en büyük sorumluluk bizlere düşüyor. Onlara yalnızca bildiklerimizi aktarmakla yetinmemeli, öğrenme heyecanını da kazandırmalıyız. Bilgimizi yenilemeli, değişen teknolojiyi takip etmeli ve öğrencilerimize her şeyden önce örnek olmalıyız.
Bu vesileyle, yüksekokulumuzun gelişimine emek veren tüm akademik ve idari çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Bizlerden desteğini hiçbir zaman esirgemeyen başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa HATİPLER olmak üzere üniversite yönetimimize; çalışmalarımızda yanımızda olan kamu kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize, sanayicilerimize, iş insanlarımıza ve iş birliği içerisinde olduğumuz tüm paydaşlarımıza ayrıca teşekkür ediyorum.
Sözlerimi tamamlarken yeni akademik yılın hepimiz için yeni fikirlerin, başarılı projelerin, güçlü iş birliklerinin, güzel dostlukların ve yeni başlangıçların yılı olmasını diliyorum.
Sevgili öğrencilerimiz;
Yalnızca öğrenen değil, öğrendiğini anlayan; yalnızca anlayan değil, anladığını uygulayan; yalnızca uygulayan değil, üreten ve ürettikleriyle yaşadığı topluma değer katan insanlar olun.
2026–2027 Akademik Yılımızın üniversitemize, yüksekokulumuza, akademisyenlerimize ve tüm öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”

Güllü’nün ardından konuşan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır’da yaptığı konuşmada şunları söyledi. “Sayın rektörüm, sayın rektör yardımcım, değerli müdürlerim, değerli protokol, sevgili öğrenciler, sevgili basın mensupları; Keşan Meslek Yüksekokulu'nun akademik açılışına hepiniz hoş geldiniz. Bir Keşan'ın evladı olarak bugün burada olmaktan ayrı bir mutluluk duyduğumu, özellikle vurgulamak isterim. Keşan Meslek Yüksekokulu, üniversitemizin önemli, Keşan'a değer katan, Keşan'ı güçlendiren önemli birimlerinden bir tanesi olduğunun bilincindeyiz ve bu başarının da giderek arttığının farkındayız. Üniversite olarak her zaman Keşan'daki okullarımızın arkasında olmaya devam edeceğimizi söylemekten mutluluk duyuyorum. Keşan'daki Keşan'a yeni gelen çocuklarımıza da birinci sınıfa gelen çocuklarımıza da bu iki yılı dolu dolu geçirmelerini, hem mesleki hem kişisel gelişim anlamında hibelerini doldurmalarını ve önemli bir kurumda, değerli bir kurumda var olduklarını, bulunduklarını, çok değerli hocalardan eğitim alacaklarının altını çizmek istiyorum. Hepinize yeni dönemin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum, saygılarımı sunuyorum”
Bayır’dan sonra söz alan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan da şunları söyledi.

“Sayın rektörüm, sayın rektör yardımcım, meslek yüksekokulu müdürlerim, değerli müdür hocalarım, meslek yüksekokulumuzun değerli hocaları, başkan vekilim, kurumlarımızın değerli amirleri ve bugün özellikle burada olmamızın asıl sebebi sevgili öğrencilerimiz, 2026-2027 eğitim-öğretim açılış törenine hoş geldiniz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Sevgili öğrencilerimiz, yeni bir dönemin başındasınız. Hayatınızın belki de bundan sonra en önemli kararlarını vereceğiniz, hayatınızın şekilleneceği bir yol ayrımındasınız. Sizlere sunulan imkanları sonuna kadar kullanmanızı tavsiye ediyorum. Unutmayınız, çok iyi bir üniversitede, çok iyi bir meslek yüksekokulunda ve çok iyi bir kadrodan eğitim alacaksınız. Öyle bir ailedesiniz ki yaklaşık 43.000 öğrencisi olan, 10.000 çalışanı olan, bir kolu Balkanlarda, bir kolu Orta Asya'da olan ve Türkiye'nin her tarafına, hatta Balkanların her tarafına dağılmış olan mezunlarıyla hakikaten çok büyük bir ailedesiniz. Bu ailenin gücünü, burada eğitim aldığınız dönemde değil, bundan sonra mezun olduğunuz dönemde de hissedeceksiniz. Bu yüzden size düşen görev elbette işin en başında çok çalışmaktır. Çok çalışacaksınız ama bununla da kalmayıp sosyal bir hayat sürmeniz, mutlu olmanız, başarılı olmanız için şarttır. Dijitalleşen dünyada neler gerekiyorsa, ortama ayak uydurabilmek için, dünyaya gelişen dünyaya ayak uydurabilmek için çok çalışacaksınız, çok okuyacaksınız, çok sorgulayacak ve karar vererek, kararlı bir şekilde yürüyeceksiniz. Ben bugün başlayan bu eğitim-öğretim hayatınızın bundan sonra da başarılarla dolu geçmesini diliyorum. 2026-2027 eğitim-öğretim yılının üniversitemize, Keşan'a, meslek yüksekokulunuza sağlık içinde başarılar getirmesini diliyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum”

Tan’ın konuşmasının ardından Meslek Yüksekolu’na Gökçetepe’deki Mariston Hotel tarafından yapılan Kat Hizmetleri Alanı için Mariston Hotel Genel Müdürü Murat Başer’e teşekkür belgesi ile plaketi, Hatipler, Güllü, Tan ve Bayır tarafından takdim edildi.

Konuşmaların ardından 15 yıllık hizmet sürelerini dolduran Öğretim Görevlileri Nursel Türksoy ile Serdar Gürkan ve Güvenlik Görevlisi Kemal Çelebi, Prof. Dr. Mustafa Tan tarafından başarı belgeleri ve Bölüm birincileri olarak 1.sınıftan 2.sınıfa geçen Neşe Altındağ, Beyza Çetin, Gülbahar Yılmaz, Metin Çetinkaya ve Aras Gürkan’a da Prof. Dr. Eylem Bayır tarafından başarı belgeleri takdim edildi.

Ödül töreninden sonra konuşan Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Çok değerli rektör yardımcılarım. Çok değerli İpsala Meslek Yüksekokulu müdürüm ve MEYOK başkanım. Çok değerli okul müdürüm Keşan Meslek Yüksekokulu'nun çok kıymetli müdürü Aydın Güllü kardeşim, çok kıymetli Keşan protokolü, belediye başkanımız adına aramızda bulunan çok değerli belediye başkan vekilim, ilçe protokolü, hocalarım ve elbette bu günün en anlamlı aktörü olan çok kıymetli Keşan Meslek Yüksekokulu öğrencilerim. Bugün burada sizlerle birlikte olmaktan, bugün burada sizlere hitap ediyor olmaktan duyduğum ayrı bir onurla, ayrı bir heyecanla hepinizi ayrı ayrı selamlıyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Aslında söylenecek çok şey yok. Keşan Meslek Yüksekokulu iki yıl önce Aydın hocamın liderliğinde, önderliğinde, kaptanlığında Trakya Üniversitesi içinde meslek yüksekokulları arasında gözle görülür, elle fark edilir bir fark yarattı. Çok klasik bir söylemdir, mutlaka duymuşsunuzdur. Bir insan bir kişi gelir ve her şey değişir. Gerçekten de Keşan Meslek Yüksekokulu'nda Aydın hocamla beraber bütün akademisyen arkadaşlarımızın heyecanlarında, okula yaklaşımlarında, öğrencilere yaklaşımlarında yaşanan değişim gerçekten de Keşan Meslek Yüksekokulu'nu gerek meslek yüksekokulları arasında, gerek üniversitemizin diğer eğitim birimleri arasında farklı bir yere taşımıştır. Daha da taşıyacağından hiç şüphem yok. Ben bugün burada, bu ilk derste, ilk konuşmamda 2026-2027 eğitim öğretim yılının bu ilk açılış sohbetinde, dersinde özellikle okul müdürüm kıymetli kardeşim Aydın hocama ve elbette onun beraber çalıştığı, onun yol arkadaşı olan akademisyen hocalarıma ve elbette idari personeline huzurunuzda saygıyla teşekkür ediyorum. Onların gayretleri, onların çabaları Keşan Meslek Yüksekokulu'nu bugün son iki yıl öncesine kadar katettiği mesafenin çok daha üzerinde bir yere taşımıştır. Nereye taşımıştır sorusunun cevabı ise çok açık ve nettir. Sürekli eğitimden eğitimin kalitesine kadar, derslerin itina ile yapılmasından yeni projelere imza atılmasına kadar birçok alanda Keşan, Trakya Üniversitesi Keşan Meslek Yüksekokulu hakikaten bir farklılık meydana getirmiştir. Değerli arkadaşlarım, yaşadığımız çağ değişimin çok hızlı bir şekilde yaşandığı bir çağdır. Çok basit bir söylemle hafızamızı zorlayalım. İstanbul'un fethi bir çağın, kapanıp yeni bir çağın açıldığı bir tarihtir, 1453 yılı. Doğrudur. Peki İstanbul'un fethinden sonra, yani bir çağın açılıp bir çağın kapanmasından sonra yeni bir çağın açılması ve bu çağın kapanması ne zaman gerçekleştirilmiştir? 1789 sanayi devriminde gerçekleşmiştir. Bakın 1453, 1789. Yaklaşık 400 yıla yakın bir fark vardır, bir çağın değişimi için. Değerli arkadaşlar, bugün çağ değişimleri adeta 5 yılda bir yaşanıyor. Hangisini sayalım? İnternet başlı başına bir çağ değişimi. 1950'lerde bilgi işlem ya da bilgisayar yapıldığı zaman devasa bir buzdolabına benzer bir aleti yapan kişi 'Artık buraya kadar, bundan daha ileri bir bilgisayar bilgi işlem makinesi yapılamaz' demiş. Oysa bugün bırakın buzdolabından büyük bilgisayar işlemlerini, cep telefonları kadar, hatta cep telefonlarının yarısı kadar küçük aletlerle bile olağanüstü teknolojik gelişmeler gerçekleştirilebiliyor. İnternet başlı başına bir çağ değişimi. Televizyon başlı başına bir çağ değişimi. Cep telefonları başlı başına bir çağ değişimi ve bugün artık neredeyse insanlığı zorlayacak boyutlara gelmiş olan yapay zeka başlı başına bir çağ değişimidir. Bütün bunlara karşı hazırlıklı olmak, bizlerin bu üniversiteye, bu şehre, bu ilçeye, bu ülkeye olan en önemli borcudur. Hazırlıklı olmak ne demek ve neye hazırlanmak? Hazırlıklı olmak demek, gelişen teknolojinin ardına düşmemek, onun önünde olmaktır. Hazırlıklı olmak demek, sadece teknolojik gelişmeden ibaret bir insan varlığını ortaya koymak yerine, insanı ön plana çıkaran bir anlayışı tahkim etmektir. Az önce kıymetli okul müdürüm Yunus Emre'den söz etti. Kendisine huzurunuzda teşekkür ediyorum. Yunus'un o 'Dillere pelesenk olmuş' sözü aslında bizim yaşam tarzımızın, hayat tarzımızın, hayata bakışımızın da özünü ifade eden Elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü. Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü. Öyleyse hazırlıklı olmamız gereken nokta yaratılanı yaratandan ötürü sevme noktasıdır.İngilizlerin bir sözü vardır, 'Hiç kimse mükemmel değil.' Doğrudur, hiç kimse mükemmel değildir. Mükemmeli aramak kendindeki kusurları görmemektir. Oysa insan fıtrat olarak, oysa insan yaratılış olarak başkasının kusurlarını görmeyi bıraktığı zaman kendi kusurlarını tamir etme, kendi kusurlarını görme ve bunlardan vazgeçme sürecini başlatmış olur. Evet, kimse mükemmel değil. Öyleyse qarşımızdakinden mükemmellik aramak yerine en evvela kendi noksanlarımızı, kendi kusurlarımızı, kendi eksikliklerimizi tamamlamalıyız ve hayata ve bu yeni çağ, adeta insanın bir robot haline dönüştürülmeye başlanacağı bu yeni çağda bu şekilde hazırlıklı olmalıyız.

Konuşmaların ardından protokol tarafından Kat Hizmetleri Alanı protokol tarafından hizmete açılarak tören sona erdi.

Rektör Hatipler, Anasınıfında kendisini karşılayan çocuklarla da bir süre sohbet ederek çocukları tek tek ilgilendi.





