Nihat Babaözü’nden Medya Keşan’a gündemi sarsacak açıklamalar: "Türkiye günübirlik politikalarla yönetiliyor"
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü, Keşan ziyareti kapsamında gazetemizin Yazı İşleri Müdürü Erdoğan Demir’e çok özel ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin mevcut siyasi durumundan anayasa tartışmalarına, CHP içindeki hareketlilikten erken seçim senaryolarına kadar birçok konuda önemli değerlendirmeler yapan Babaözü, Türk siyasetine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
"TÜRKİYE'DE AT İZİNİN İT İZİNE KARIŞTIĞI BİR DÖNEMDEYİZ"
Türkiye'nin belirsiz odaklar tarafından karıştırılmak istendiğini belirten Nihat Babaözü, ülke yönetimindeki plansızlığa dikkat çekerek şunları söyledi:
"Türkiye'de maalesef at izinin it izine karıştığı dönemdeyiz. Hep sahte, kimin nereden kumanda edildiği belirli belirsiz kişiler tarafından memleket tamamen karıştırıldı. Aslında planlar yukarıda. İnsanlar baktıkları zaman bunu komplo teorisi gibi görüyor ama öyle değil. Planlar yukarıda. Aşağıda kimler ne yapıyor ya da neyi yapmak zorunda oldukları da belirsiz."
İçeride çok büyük bir siyasi savaş ve karmaşa olduğunu vurgulayan Babaözü, iktidar kanadından gelen çelişkili açıklamalara şu sözlerle örnek verdi:
"Geçtiğimiz hafta Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Bu bölünme anayasası 2027'ye kaldı' dedi. Ama birkaç gün evvel Tayyip Erdoğan'ın danışmanlarından birisi çıktı, 'Meclis kapanmayacak, yaz sezonunda bile çalışacak, bu anayasa yetişecek. Yani günübirlik, nereden geldiği belli olmayan politikalarla memleket yönetiliyor."dedi.
"TÜRK MİLLETİNİN KADERİ YABANCI ÜLKELERİN ELİNDE OLMAMALI"
Geleceğe dair öngörüde bulunmanın imkansız hale geldiğini ifade eden Babaözü, dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarına karşı direnç gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi:
"Bugünden baktığınız zaman 'İşte 3 ay, 5 ay, 6 ay sonra şunlar olacak' diyemiyoruz. Çünkü ip bizim elimizden çıkmış. İp Türk milletinin elinden çıkmış; Türk milletinin kaderi, tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi Amerika'da mı, İngiltere'de mi ya da başka Avrupa'da mı belirleniyor, belirsiz. Örneğin; bu oyun kurucuların başında Amerika geliyor. Amerikan başkanının 6-8 ay evvel neler anlattığına bir bakalım. Venezuela, Küba, Grönland, Filistin, İran, Seylan ve Vietnam’ı alacağını söyledi. Peki ne aldı? Sadece Venezuela... Diğerlerini alamadı. Niye? Direnç gördükleri için."
Türkiye'de de benzer bir direncin planları bozduğunu belirten Babaözü, "Türkiye'de de aynen '2026'nın Kasım'ında seçime gideceğiz' diyorlardı, 'Ondan önce anayasayı çıkartacağız' diyorlardı. E çıkartamadılar. Ne oldu? İşte '2027'ye erteledik bunu' diyorlar. Demek ki içeriden direnç gösterildiğinde birtakım şeyleri aşamayacaklar"
"SİYASETİN YÖNÜNÜ TEPEDEKİLER DEĞİL, VATANDAŞ BELİRLEMELİ"
Siyasetin elitler veya dış odaklar tarafından değil, halk tarafından şekillendirilmesi gerektiğini savunan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Babaözü, Türk milletine çağrıda bulundu:
"Biz sadece bu tür şeyleri konuşurken kulaktan dolma, birilerinin 30-40 ya da 20 yıl önce yazdığı kitapları okuyarak onların planlarını ifşa ediyoruz, 'Bunlar olacak' diyoruz. Oysa ki biz ne yapacağız bu konuda? Biz öldük mü? Üstümüzde ölü toprağı mı var? Mert olarak bugün Türkiye'de siyasetin nerede, nasıl olacağını yukarıdakiler değil, alttaki vatandaşlar belirlemek zorunda. Vatandaş diyecek ki: 'Siz şunu yapmak zorundasınız. Sizin tepeden uydurduğunuz insanlar bizi belli bir yere götüremeyecek, götüremediklerini de gördük. Artık sizin değil, bizim dediğimizin olması gerekir' diyecek. Bu vatandaş yapacak bu tepkiyi."
"CHP ÜZERİNDE BİRİLERİ TEPİNİYOR, BÜYÜK PAZARLIKLAR VAR"
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan iç tartışmalara ve genel siyasetteki yansımalarına da değinen Babaözü, olayların göründüğünden çok daha derin ve dış kaynaklı olduğunu iddia etti:
"Elbette ki CHP'de yaşananlar da yine karmaşık. Bakın, sadece bu Özgür Özel ya da Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değil. CHP üstünde de o insanlar tepiniyorlar. Ve içeride çok büyük pazarlıklar peşindeler. Çökertmeye mi uğraşıyorlar, 'Alacağını mı bırakma' uğraşıyorlar, ikiye bölmeye mi, dörde bölmeye mi... Yani, sürekli dışarıdan manipüle edilen olaylarla bu işler gidiyor. Yerli olaylarla değil."
Geçmişte yapılan bazı siyasi açıklamaları hatırlatan Babaözü, Türkiye'nin adeta "tek partili bir monarşiye" sürüklenmek istendiğini savundu:
"CHP'de olacakları zaten bilmiyor muyduk biz? Bundan 6 ay evvel Doğu Perinçek çıkıp da 'Bundan sonraki hükümetin CHP, MHP ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'si ile beraber kurulacağını' söylememiş miydi? Yine 3 ay önce Devlet Bahçeli 'Cumhurbaşkanının bir yardımcısının Alevi, bir yardımcısının Kürt olacağını' söylememiş miydi? ABD'nin Türkiye'ye atanmış olan, neredeyse müstemleke valisi gibi çalışan büyükelçisinin Antalya'da söylediği sözler meydanda: 'Artık siz monarşiyle yönetilmek zorundasınız.' Yani Türkiye'de bir sürü parti olsun ama hiç kimse iktidara aday olamasın, bir tane parti iktidar olacak devamlı, diğerleri de yörüngesinde parazitleri olsun, sussun... Gibi durumlara gidilmiyor mu? Ben bunu Meclis'te bayramlaşmaya gittiğimde CHP'li Murat Emir'in yüzüne söyledim: 'Bütün bu adımlar adım adım geliyor, siz tedbirinizi almadınız mı?' diye."
"2028 SEÇİM TARİHİ TÜRK MİLLETİYLE DALGA GEÇMEKTİR; SEÇİM EN GEÇ 2026 KASIM VEYA 2027 MART'TA OLUR"
Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Erdoğan Demir’in, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim tarihi olarak 16 Nisan 2028’i işaret etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise Babaözü çok net ve sert bir yanıt verdi: "O tarih doğru değil. Tamamen Türk milletiyle dalga geçmektir. Öyle bir şey... O zamana kadar gitmez. Ne biyolojik olarak ne fiziki olarak gitmez. Çünkü CHP'yi niye bu hale getirdiler? CHP'nin tekrar toparlanmasına fırsat vermeyecekler. Bunlar en kötü ihtimalle 2026 Kasım ya da 2027 Mart'ta seçimi yapmak zorundalar. 2028 falan diye bir şey yok."




