Keşan’da erken ayçiçeği ekimi masaya yatırıldı: "Doğru planlama ve erken ekim verimi artırıyor"
Keşan Ticaret Borsası’nda sezonun ilk ayçiçeği satışının ardından, bölgedeki tarım paydaşları erken ayçiçeği ekiminin avantajları, iklim krizinin tarıma etkileri ve girdi maliyetleri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Yusuf Atılgan, Hasan Şen, Salih Gülfidan ve Mustafa Anbarcı’nın katılımıyla gerçekleşen toplantıda, kurak geçen yıllara karşı erken ekimin bir çıkış yolu olabileceği vurgulandı.
YUSUF ATILGAN: "MART AYINDAKİ EKİMLERDE DAHA YÜKSEK VERİM VE YAĞ KALİTESİ ALDIK"
2025-2026 sezonunda erken ekimin faydalarını bizzat gözlemlediğini belirten üretici Yusuf Atılgan, uygun hava koşulları oluşması durumunda Şubat ayında bile ekim yapmayı düşündüğünü ifade etti.
Atılgan, erken ekimin başarısını şu sözlerle aktardı:
"Mart ayında ektiğimiz ayçiçeği kendini gölgeye aldığı için aşırı sıcak havalara kalmıyor. Sıcak havalardan etkilenmediği için de ürün çok daha iyi yetişiyor. Köy bazımızda bu dönemki ekimlerde hem daha yüksek verim hem de daha yüksek yağ kalitesi elde ettik."
HASAN ŞEN: "KIRAÇ ARAZİDE ALINAN VERİM ÜRETİCİLERİMİZİ SEVİNDİRDİ"
Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, kurak geçen iki yılın ardından 2026 sezonunda alınan ilk verimlerin üreticiye moral olduğunu belirtti. Geleneksel tarım arazilerinin yanı sıra son dönemde anıza ekim modelinin de erken ekim avantajı sağladığına dikkat çeken Şen, Yusuf arkadaşının kendi tarlasını ektiği döneme göre yaklaşık bir ay önce ekim yaptığını, kendileri tarlaya girmeden onun ayçiçeğin çoktan çıktığını ifade etti. Şen, kıraç bir arazide bu verimin alınmasının kurak geçen iki yılın ardından üreticiler için son derece sevindirici ve emeğin karşılığının alındığının bir göstergesi olduğunu vurguladı.
SALİH GÜLFİDAN: "ÇİFTÇİ İNADINA ÜRETECEK, ANCAK MALİYETLER VE FİYAT BELİRSİZLİĞİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMALI"
Ziraat Odası Meclis Üyesi Salih Gülfidan, erken ekimin mart ayının 15'inden sonra yapıldığında soğuktan ve üzerine yağan kardan olumsuz etkilenmediğini, aksine çok başarılı sonuçlar verdiğini belirtti. Erken ekimin hastalıklara (milylü vb.) ve bitkinin yatmasına karşı da önemli bir koruma sağladığını vurgulayan Gülfidan, tarımın açık alanda yapılmasına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
Açık Havada Sera Riski: Tarımın açık alanda yapıldığını belirten Gülfidan, "Biz açık havada sera yapıyoruz; bir bulut gelip yağış bıraktığında veya ekstrem bir durum olduğunda doğrudan eksi yazıyor" diyerek iklim risklerine işaret etti.
Fiyat İstikrarsızlığı ve Destekler: Üreticinin para kazanabilmesi için taban fiyatların ve alım politikalarının şeffaf olması gerektiğini belirten Gülfidan, sertifikalı tohum gibi desteklerin ödemelerinin gecikmemesini ve zamanında yapılmasını talep etti. Gülfidan sözlerini, "Bırakmıyoruz, küsmüyoruz; biz inadına üreteceğiz diyoruz. Ancak Tarım Bakanlığımızdaki bürokratlarımızın ve bakanlarımızın bunu göz önünde bulundurmasını istiyoruz" diyerek tamamladı.
MUSTAFA ANBARCI: "İKLİM, ÜRÜN SEÇİMİNDE EN BÜYÜK ETKENDİR"
Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Anbarcı ise tarımsal üretimde bilimsel ve teknik faktörlerin önemine değindi.
Anbarcı, erken ekim ve verimlilikle ilgili şu teknik detayları paylaştı:
Erken ekimde, kış aylarında yağan yağışların toprakta depolanması ve bitkinin yaz kuraklığına kalmadan suyu etkin kullanması büyük bir avantaj sağlamaktadır.
ANIZA EKİM AVANTAJI
Anbarcı Son yıllarda uygulanan anıza ekim modeli sayesinde toprak yapısının bozulmadığı, suyun toprakta tutulduğu ve bitki gelişiminin olumlu etkilendiği belirtildi.
İklimin ürün seçimindeki en büyük etken olduğunu, belirten Anbarcı ayrıca toprak yapısı (örneğin bir önceki sezonda baklagil ekimiyle artan azot birikimi), doğru çeşit seçimi ve zamanında gübrelemenin en düşük maliyetle en yüksek verimi almanın anahtarı olduğunu sözlerine ekledi.




