Zafer Partisi Keşan İlçe Başkanı Türkay Gümülcineli, gazetemize yaptığı özel açıklama ile Genel Başkan Ümit Özdağ’ın tutukluluğu, gazeteci, sendikacıların , sanatçıların tutukluluğunun hukuksuz bir şekilde olduğunu belirterek Türkiye’nin ekonomik durumu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

ÜMİT ÖZDAĞ’IN KEŞANLILARA VE BÖLGEMİZE SELAMLARI VAR

Gümülcineli Öncelikle şunu ifade etmek istediğini belirterek “Geçtiğimiz Cuma günü Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ'ı Silivri'de tutsak bulunduğu cezaevinde ziyaret etme imkanımız oldu. Kendisinin Keşan halkına, Trakya halkına çok büyük bir sevgi ve sempatisi zaten malum biliniyor. Çok selamları var. Bilhassa da şu hususu ifade etti. Cezaevinde bulunduğum süreçte yoğunluklu olarak mesaj ve mektup aldığım selam iletenler Trakya halkı çoğunluk dedi. Bu anlamda Ümit Özdağ'ın teşekkür ve selamlarını tüm halkımıza iletiyorum. Öte yandan hocamızla gerek cezaevinde yaptığımız görüşmelerde, gerekse de partilerimizin İdare Kurulu üyeleri ve ileri gelenleriyle yapmış olduğumuz görüşmelerde bu sürecin, yaşanan sürecin artık hukuki bir süreç olmaktan çıkıp siyasi bir sürece girmiş olduğu anlamını hepimiz hissediyoruz, algılıyoruz, anlıyoruz.”

HERKES SORUYOR ÜMİT ÖZDAĞ NEDEN TUTUKLU?

Keşan Belediye Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantısı gerçekleştirildi Keşan Belediye Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantısı gerçekleştirildi

Ümit Özdağ ‘ın 20 Ocak günü Ankara'da Antalya İl Başkanlığı toplantısında yapmış olduğu bir konuşmadan dolayı tutuklandığını belirten Gümülcineli “Cumhurbaşkanı'na hakaret iddiasıyla önce gözaltına alındı ve yine apar topar suçun, iddia olan suçun işlendiği yer Antalya olmasına rağmen, Ümit hocamız Ankara'da ikameti olmasına rağmen, müşteki cumhurbaşkanının ikametinin Ankara bir nebze İstanbulAnadolu yakası kısıklı olmasına rağmen İstanbul-Avrupa yakasındaki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında gözaltı kararı verilerek İstanbul'a mevcut bir şekilde getirildi. Devamında da çıkarıldığı sulh ceza mahkemesinde de tutukluluğuna karar verildi.

ÖZDAĞ YANIMIZDAYMIŞ GİBİ ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ

Gümülcineli  bu süreç içerisinde bizler Zafer Partililer olarak genel başkanın yanlarında olduğu gibi çalıştağını vurgu yaparak şunları söyledi. “Çalışmalarımıza son sürat devam ettik. Geldiğimiz süreçte partimize olan teveccühün anket sonuçlarında da karşılığını görüyoruz. Keza partimize üye olan kişi sayısındaki artışı da bu anlamda değerlendiriyoruz. Ümit Özdağ niye tutuklu? Halkımızın hep sorduğu soru bu. Ümit Özdağ neden tutuklu? Ümit Özdağ halkı kim ve düşmanlığa tahrik iddiasıyla tutuklu? Peki Ümit Özdağ halkı kim ve düşmanlığa ne zaman tahrik etmiş? İddia ola ki 2024 yılının temmuz ayında Kayseri ilinde yaşanan olayları Ümit Özdağ'ın kışkırttığı iddiası var. Ancak ilgili tarihte yani temmuz 2024'te hepimizin de sosyal medyada ve bazı basın organlarında paylaştığı gibi düzenlenen polis tutanaklarında Ümit Özdağ'ın ismi geçmemekle birlikte hiçbir Zafer Partili'nde ismi geçmemektedir. Binlerce insan gözaltına alınmış, yüzlerce kişi tutuklanmış. Bu kişiler içerisinde Zafer Partisi'yle ilgili iltisaklı hiçbir kişi bulunmamış. Kaldı ki olaylar başladığında ve öncesinde Genel Başkanımız sosyal medya hesaplarından iyi tedavi çağrısında bulunmuş, sakin olunması gerektiğini söylemiş. Konuyla ilgilenmesi için de 3 Genel Başkan Yardımcısını Kayseri iline göndermiş. Kayseri Emniyet Müdürlüğü tarafından da olayları sakinleştirme anlamında verdikleri çabalardan dolayı Genel Başkan Yardımcılarımıza teşekkür edilmiştir. Buna rağmen kervan yolda düzdür mantığıyla Cumhurbaşkanı'na hakaret unsuru içermeyen sözler olduğu adli makamlar tarafından fark edilince, bu kez hocamız hakkında alel ecele, Temmuz 2024 tarihli raporun aksine imzasız, tarihsiz ve usule aykırı şekilde bir yeni rapor tanzim edilmiş. Bu raporun çoğunluğu da hocamızın yıllar önce, 2020, 2021, 2023, 2022, 2024 yıllarında bu olaylarla alakası olmayan şekilde atmış olduğu tweetler gösterilmiş. Söz konusu tweetlere bakıldığında hocamız bunların hepsini haber sitelerinden alıntılamış ve bir siyasetçinin bir muhalefet partisi Genel Başkanı'nda yapması gerektiği gibi bunları ilgili makama, mevkiye doğru olup olmadığını sormuş. İlgili makam merci bunu yalanlamış olabilir. Fakat bir gazetecinin nasıl ki vatandaşa aydınlatma hükümdülüğü varsa aynı şekilde muhalefet partisindeki bir Genel Başkanı'nda halkının sorunlarının üstüne eğilmesi gerekmektedir. Tweetler hala hocamızın hesabında durmaktadır. Ne olmuş ki bu tweetlerden sonra halk sokağı mı dökülmüş? Bu tweetlerden sonra ortalık yangın yeri mi olmuş? İddia edilen suçun oluştuğuna ilişkin bu tweetlerden kaynaklı bir durum mu meydana gelmiş? Hayır gelmemiş. Ancak dediğimiz gibi süreç hukukiyetten çıkartılarak siyasi bir sürece doğru evrilmeye çalışılmış. Biraz önce de bahsettiğimiz gibi Ümit Özdağ niye tutuklanmış?

ÜMİT ÖZDAĞ NİYE TUTUKLANDI?

 Ümit Özdağ’ın  Türk dış politikasındaki AKP hatalarını yüzlerine çatır çatır vurduğu için, BOP projelerine karşı olduğu için tutuklandığını belirten Gümülcineli,  “Ümit Özdağ çevre duyarlılığından, depremde nehirler zehirlenirken, doğa katledilirken ranta karşı çıktığı için, Ümit Özdağ milyonlarca kaçak göçmen ülkelerine güvenli bir şekilde geri dönsün, demografik yapımız bozulmasın, Türk'ün devleti Türk'te kalsın dediği için, Ümit Özdağ anayasanın ilk dört maddesi, Türklüğü tanımlayan altmış altıncı maddenin değiştirilmesinin tektif dahi edilememesi ve devletimizi temel tutan değerlerin yıkılmaması için, aynı zamanda ikinci açılım süreci adı altında, bebek katili Apo'nun salıverilmeye çalışılmasına ya da muhatap alınmasına, sanki bir barış elçisi gibi sunulmaya çalışılmasına karşı çıktığı için, bugün bu muameleyle karşı karşıyadır.

HÜKÜMETE MUHALEFET YAPAN HERKES TUTUKLANIYOR

Gümülcineli,  sadece Ümit Özdağ  için bunların gündeme gelmesini istemediklerini belirterek “ Bugün sadece Ümit Özdağ değil, tüm karşı çıkanlar yargı tanık içerisinde yargı sopası ile korkutmaya çalışılmaktadır. Nitekim gazeteciler, haberciler, sendika başkanları, sanat camiasından bazı insanlar ve iş dünyasının ileri gelen iş adamlarının da benzer muamelelere karşı karşıya kaldığını görmüş bulunmaktayız. Bununla birlikte partimiz olarak da hocamızın yanında olduğumuzu, dik durmaya devam edeceğimizi, doğruları söylemeye devam edeceğimizi, hukuk çerçevesinden ayrılmayacağımızı bir kez daha tekrar ediyoruz. Son olarak şunu da ifade etmek istiyorum, Zafer Partisi teşkilatlarının Silivri'deki nöbetinde önlerine çıkartılan her türlü engeller rağmen, bu soğuklarda, bu karda kışta kıyamette, üstü açık tentelerin altında bu soğukta mücadeleye devam eden değerli arkadaşlarımı da buradan selamlıyorum. “dedi.

BARIN İÇİN HAKİMLİK TEMİNATI HİÇE SAYILMIŞTIR

Artık hangi usul yasasının ne şekilde uygulandığı konusunda endişeler duyduklarını belirten Gümülcineli , “Ayşe Barın olayında yapılan uygulamada hakimlik teminatının hiçe sayıldığı da görülmektedir. Yani hakim olmanın verdiği doğal ilkeyle karar ve düşünce kanaatlerinin sorgulanamayacağı, hukuki nitelendirmesinin kendisine ait olduğu göz ardı edilerek, hoşumuza gitmeyen, beğenmediğimiz bir kararlar çıktığında, ilgili kararı veren hakim üzerinde böyle bir yaptırıma gidiliyor olması, hukuk güvenliğini tamamen göz ardı etmekten başka bir anlam doğurmamaktadır. Usul hukukumuz, ceza usul hukukumuz bellidir. İtiraz durumunda bu itirazın hangi merci tarafından inceleneceği ve bu itirazların kesin hüküm olup olmadığı derhal uygulanıp uygulanmayacağı da kanunlarımızda yer almaktadır. “şeklinde konuştu.

EKONOMİK TABLO BU İŞİN İYİYE GİTMEDİĞİNİN GÖSTERGESİDİR

Gümülcineli, kış aylarına girdikten sonra bu ekonomik yıkımı daha da belirgin halde hissedildiğini belirterek şunları söyledi . “Biraz da girdi maliyetlerinin artarken diğer taraftan piyasadaki alışverişin azalması, esnafın, çiftçinin, üreticinin sırtında ağır bir kambur yaratmaktadır. Gördüğümüz ekonomik tablo bu işin iyiye gitmediğinin göstergesidir. Bir taraftan Maliye Bakanımız yurt dışında maddi kaynak ve yatırım ararken, diğer taraftan Türk siyasetinde, Türk hukukunda yaşanan olumsuz tablolar ve resimler bu yatırımın ve yatırımcının nasıl Türkiye'de gelip var olacağı hakkında kafamızda soru işareti bırakmaktadır. Bu tabloda ekonomik veriler sadece rakamlardan ibaret değildir. Halkın alım gücü, torbasına giren gıda ve bunun yanında sosyal hayatını idame ettirebilecek yetkinlikte kazanç elde edilmediğinde sorgulanması gerekir. Sadece çalışarak evde gıda ile beslenip yatıp uyuyup ertesi gün işe giderek sürülen bir hayat bizce hayat değildir. Hayat her anlamda şekil bulmaktadır. Kültürel faaliyetler, spor aktiviteleri, bunun yanında geziler ve halkın bilgi edinme hakkına dayalı olarak tüm iletişim mağazalarını kullanabilmesi ve bunlara makul ve en uygun ölçüde ulaşabilmesi insanlık onurunun gereği olduğu kanaatindeyiz. İlk defa açlık sınırının bugün bir cumhuriyet altınının da altına düştüğü durumda biz ülkede bazı şeylerin iyiye gittiğini söyleyemeyiz. Ekonomik koşullar ağırlaştığı müddetçe toplumun sosyal dinamiği de bozulacaktır ve bunları da zaten malumunuz haberlerde ve basında sıklıkla görmekteyiz. “

TÜSİAD’A YAŞATILAN DURUM OLDUKÇA TEHLİKELİ VE KRİTİKTİR

TÜSİAD yöneticilerine yaşatılan bu fotoğrafın ülkemizin imajına oldukça fazla zarar verdiği kanaatinde olduğunu belirten Gümülcineli açıklamasını şöyle tamamladı. “Bu insanlar evet bir dernek çatısı altında o konuşma ve görüşmeleri yapıyorlar ancak Cumhurbaşkanımız da kendilerine bırakın bu işleri siyaset yapın o zaman bir siyasi partiye girin demiştir. Ancak sanırız bunda da bir sonuç değişmeyecektir çünkü bugün bir genel başkanın dahi tutuklu olduğu bir ortamda siyasete girmekle ya da girmemekle bu sonucun değişeceğini düşünmüyoruz. TÜSİAD haklıdır, haksızdır, dün bunları yapmıştır, bugün bunları söylemiştir demek istemiyorum ancak gelinen süreçte bu ekonomik ortamda, bu kriz ortamında dış basına, yurt dışı kaynaklı finans kuruluşlarına böyle bir resmin verilmesi, böyle bir tablonun sunulması ülkemiz açısından oldukça kritik ve tehlikelidir. Yüzümüzü hep batıya dönmeyelim azıcık da doğuya dönelim mantığıyla Asya ülkelerinden beklenecek olan ticaret hacmi kanaatimce hayal ürününden öteye gitmemektedir. Yüzlerce yıldır Avrupa'yla entegre olmaya çalışan ve ticaret hacminin ağırlığı Avrupa'da olan ve bu ülkelerle hacmi ve ticareti gün geçtikçe artan TÜSİAD'ın değerli üyelerinin ekonomik koşullar ve siyasi atmosfere ilişkin yapmış olduğu eleştirilerin hakaret ya da halkı kim ve düşmanlığa tahrik olarak değerlendirilmesi hukukilikten çok başka sebep ve dayanamayacak. Kanaatim bu yöndedir.”

Muhabir: ERDOĞAN DEMİR/ÖZEL