Şadan Şimşek “Çiftçinin alın terini yok sayamazsınız!”

Tarımda alarm zilleri çalıyor: Bu böyle gitmez!

21. Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Türkiye’de tarım politikalarının geldiği noktanın artık birkaç ürünün fiyat tartışması olmaktan çıktığını belirterek, gıda güvenliği ve ülkenin geleceği açısından ciddi bir beka meselesine dönüştüğünü vurguladı.

Çiftçinin ürettiğini, alın teri döktüğünü ve borçlandığını ancak emeğinin karşılığını alamadığını ifade eden Şimşek, yaşanan tablonun veçhelerini tek tek sıraladı.

Şimşek’in açıklaması şöyle;

“Çiftçimiz üretiyor, alın teri döküyor, borçlanıyor; ancak emeğinin karşılığını alamıyor!

Bugün Türkiye’de tarım politikalarının geldiği nokta, artık birkaç ürünün fiyat tartışması olmaktan çıkmış, ülkemizin gıda güvenliği ve geleceği açısından ciddi bir beka meselesine dönüşmüştür.

Çiftçimizin yaşadığı tablo ortadadır:

İlk ürün buğday…

Toprak Mahsulleri Ofisi kilogram başına 16,50 TL alım fiyatı açıkladı. Ancak borç ve yüksek girdi maliyetleri altında ezilen çiftçimiz ürününü 11,00 TL’ye kadar satmak zorunda kaldı.

İkinci ürün ayçiçeği…

Trakya Birlik, %44 yağ oranı için 37,00 TL/kg fiyat açıkladı. Ancak sahadaki gerçeklik ortadadır: %44 yağ oranına ulaşan ayçiçeği yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla açıklanan fiyat, üreticinin büyük bölümünün gerçek anlamda yararlanabildiği bir fiyat olmaktan uzaktır.

Üçüncü ürün çeltik…

Hasat dönemi gelmiş olmasına rağmen TMO hâlâ çeltik alım fiyatını açıklamamıştır.

Çiftçimiz ne yapacağını bilmiyor!

Bir tarafta yükselen mazot, gübre, ilaç, tohum, elektrik ve sulama maliyetleri…

Diğer tarafta borçlarını ödeyebilmek için ürününü hasat döneminde hemen satmak zorunda kalan üretici…

Sonuç ise acıdır:

Çiftçi üretiyor, ama kazanamıyor.

Tüketici pahalıya alıyor, ama üretici kazanamıyor.

Aradaki sistem ise çiftçiyi her geçen gün daha fazla borçlandırıyor.

KÖYLER BOŞALIYOR, TARIM GERİLİYOR!

Yıllardır uygulanan yanlış ve ithalata dayalı tarım politikalarının sonucunda köylerimiz boşalmış, gençlerimiz tarımdan uzaklaşmış, üreticimiz toprağından kopma noktasına gelmiştir.

Üretim yerine ithalatı tercih eden anlayış sürdürülemez.

Çiftçisini desteklemeyen bir ülke, gelecekte gıdasını da güvence altına alamaz.

Bugün tarımsal üretim düşerse yarın soframızdaki ekmeğin, yağın, pirincin fiyatını kontrol etmek mümkün olmayacaktır.

Gıda krizi kapıya dayanmıştır.

Tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomileriyle ayakta duran illerimiz ve ilçelerimiz her geçen gün daha büyük ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. Çiftçinin yaşadığı sorun artık yalnızca çiftçinin sorunu değildir.

Okul sporları ve mahalle ligi için kol sıvadılar
Okul sporları ve mahalle ligi için kol sıvadılar
İçeriği Görüntüle

Bu mesele 86 milyonun sofrasını, çocuklarımızın geleceğini ve ülkemizin gıda güvenliğini ilgilendirmektedir.

TMO'YA ÇAĞRIMIZ AÇIKTIR

Çeltik alım fiyatı derhal açıklanmalıdır!

Çiftçimizin emeği belirsizliğe terk edilmemelidir.

Acilen;

Tarım ve hayvancılık destekleri artırılmalıdır.

Çiftçinin borçlarının faizleri silinmeli, anapara için sürdürülebilir yapılandırma sağlanmalıdır.

Mazot, gübre, ilaç, tohum ve diğer temel girdilerde üreticiyi rahatlatacak kalıcı destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.

Üreticinin hasat döneminde tüccarın insafına bırakılmasının önüne geçilmelidir.

TMO'nun müdahale alımları zamanında ve gerçekçi fiyatlarla yapılmalıdır.

Çiftçiye ne kadar üreteceğini, ne kadara satacağını öngörebileceği planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikası sunulmalıdır.

Çünkü çiftçimiz bugün yalnızca bugünün ürününü değil, gelecek yılın üretimini de düşünmek zorundadır.

Borç içindeki çiftçi, gelecek yıl tarlasına yeniden gübre atamaz, mazot alamaz, tohum alamazsa ne olacak?

Üretim düşecek. İthalat artacak. Gıda fiyatları yükselecek. Ve bedel yine vatandaşımıza ödetilecektir.

Artık günü kurtaran politikalar değil, çiftçiyi yaşatan, üretimi sürdüren ve ülkemizin gıda güvenliğini garanti altına alan bir tarım politikası gerekmektedir.

Unutulmamalıdır: Çiftçi varsa üretim vardır. Üretim varsa bereket vardır. Üretim yoksa bağımsızlık da güvence altında değildir. Çiftçimizin alın teri üzerinden tasarruf yapılamaz.

Çiftçi borç batağında, köyler boşalırken; sermaye ve rant düzeninin kazanmasına daha fazla seyirci kalınamaz! Bu böyle gitmez! Çiftçiyi yaşatın, üretimi yaşatın, Türkiye'yi yaşatın!

TMO'yu derhal göreve çağırıyoruz:

ÇELTİK FİYATINI HEMEN AÇIKLAYIN!

ÇİFTÇİNİN ALIN TERİNİ HAK ETTİĞİ DEĞERE ULAŞTIRIN!

TARIMDA ÜRETİMİ, ÇİFTÇİDE UMUDU YENİDEN YEŞERTİN!”

Muhabir: Mehmet Aytaç