EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan Keşan’da üreticilerle buluştu: “Trakya’nın dörtte üçünü tehdit eden kaya gazı ve acele kamulaştırma vurgununa karşı omuz omuza vermeliyiz”
“Bahçeli ve iktidar kanadı yaşanan soygun ve yolsuzluklara karşı sessiz kalıyor”
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Trakya bölgesindeki tarımsal krizleri, iktidarın acele kamulaştırma hamlelerini ve halkın karşı karşıya olduğu ağır ekonomik tabuyu değerlendirmek üzere Keşan’da bir dizi kritik ziyaret gerçekleştirdi.
Keşan Ziraat Odası ve Emekli Öğretmenler Derneği’nde gerçekleştirilen toplantılarda çiftçiler, sivil toplum kuruluşları, meslek odası temsilcileri ve parti üyeleriyle bir araya gelen Aslan, bölge halkını ve tüm demokrasi güçlerini ortak mücadeleye çağırdı.

Aslan EMEP Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Çıbıkçılar ve Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Aydemir ile birlikte gittiği Keşan Ziraat Odası’nda Başkan Hasan Şen tarafından karşılandı.
Şen, ziyaret ve çiftçinin sorunları ile ilgilenen Seyit Aslan ve EMEP Keşan İlçe Yönetimine teşekkür etti.
TRAKYA’NIN TOPRAKLARI VE SU KAYNAKLARI BÜYÜK TEHDİT ALTINDA
Ziyaretlerinin ana gündem maddesini oluşturan Trakya genelindeki acele kamulaştırma kararları ve kaya gazı/petrol arama faaliyetleri, bölge ekonomisinin omurgası olan tarımı yok olma noktasına getirecek bir tehlike olarak tanımlandı.
Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle Trakya’nın dörtte üçünün acele kamulaştırma kapsamına alındığını vurgulayan Seyit Aslan, bu sürecin arka planındaki tehlikelere şu sözlerle dikkat çekti:
“Trakya’nın topraklarının dörtte üçü üzerinde acele kamulaştırma kararı alınması, önümüzdeki dönemde kaya gazı ve petrol aramalarının önünü açacak ve Trakya tarımını bitirecek bir sürecin başlangıcıdır. Bölgede yıllardır süren plansız sanayileşme neticesinde yeraltı suları elli metrelerden dört yüz metrelere kadar gerilemiş durumdadır. Kaya gazı çıkarımı esnasında muazzam su tüketimine ihtiyaç duyulması, Trakya’nın bütünüyle susuz kalmasına yol açacaktır.”

ABD merkezli enerji şirketlerinin bölgede sondaj yapma planlarına değinen Aslan, bu kaynakların çıkarılıp yine halka fahiş fiyatlarla satılacağını, hem yeraltı sularının zehirleneceğini hem de Trakya’nın yaşanmaz bir bölgeye dönüştürüleceğini belirtti.
Çiftçi ve Üreticiler Borç ve Maliyet Sarmalında
Edirne ve Keşan Ziraat Odaları ile yapılan görüşmelerde üreticilerin yaşadığı yapısal sorunları da masaya yatıran EMEP Genel Başkanı, tarımda mazot, gübre ve ilaç maliyetlerinin artık sürdürülemez boyutlara ulaştığını ifade etti:
Girdi Maliyetlerindeki Patlama: Traktör ve biçerdöverlerin çalışmasında hayati öneme sahip olan mazotun fiyatı psikolojik eşik olan 100 lira sınırına dayanırken; uluslararası gübre tekerlerinin kontrolündeki gübre fiyatları üreticinin belini bükmektedir.

Tüccar ve İthalat Baskısı: Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) yeterli alım garantisi ve güvencesi sunmaması, üreticiyi ucuz fiyata ürün toplamak isteyen tüccarların insafına terk etmektedir. Ayçiçeği ve buğday başta olmak üzere yapılan ithalat hamleleri ise yerli üreticinin emeğini boşa çıkarmaktadır.
Acil Çözüm Talepleri: Planlı ve bölgesel tarım modeline geçilmesi, mazot ve gübre üzerindeki ÖTV ile KDV’nin tamamen kaldırılması, üreticilere doğrudan mazot desteği sağlanması ve zor durumdaki çiftçilerin kredi borçlarının faizleriyle birlikte silinmesi hayati bir zorunluluktur.
“Borsa Vurgunları ve Saray Düzeni Halkın Sırtına Binen Kenelerdir”
Türkiye’nin son dönemde borsa skandalları, belediye operasyonları ve derinleşen yoksullukla sarsıldığını belirten Aslan, saray iktidarının ve ortaklarının halkı açlığa mahkûm ettiğini söyledi.
“Halk yoksullukla, sefaletle boğuşurken borsada milyarlarca liralık vurgunlar yapılıyor. İktidara yakın isimlerin servetlerini kısa sürede yüzlerce katına çıkardığı suçüstü yakalanmıştır. İşçiler, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar geçinemediği için trajik sonlarla karşı karşıya kalırken, bu düzenin koruyucuları halkın sırtından geçinen birer kene gibidir.”
Bahçeli ve iktidar kanadının yaşanan soygun ve yolsuzluklara karşı sessiz kaldığını ifade eden Aslan, Cumhur İttifakı'nın ülkedeki tüm ekonomik ve siyasi çöküntünün ortak sorumlusu olduğunu dile getirdi.
BASIN MENSUPLARININ SORULARI VE SİYASİ GÜNDEM
Ziyaretin devamında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Seyit Aslan, Türkiye'nin en temel meselelerine dair şu net değerlendirmelerde bulundu:
Antidemokratik Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu: İktidarın mevcut anayasal kuralları dahi uygulamadığını, amaçlarının sadece sarayın iktidarını tahkim edecek bir sistem kurmak olduğunu belirten Aslan, "Yeni bir anayasa ancak kurucu bir meclis eliyle, tüm halkın, sendikaların, meslek odalarının ve ziraat odalarının ortak katılımıyla yapılabilir" dedi.
Seçme ve Seçilme Hakkı / Geri Çağırma Mekanizması: Belediyelere atanan kayyumları ve milletvekili transferlerini siyaset için kara bir leke olarak nitelendiren Aslan, halkın seçtiği yöneticileri denetleyebilmesi ve gerektiğinde geri çağırabilmesi hakkının yasal güvenceye alınması gerektiğini vurguladı.
ORTAK MÜCADELE VE KURTULUŞ ÇAĞRISI
Keşan’daki temaslarını güçlü bir dayanışma çağrısıyla noktalayan Seyit Aslan, Trakya’daki tüm üreticileri, ziraat odalarını, meslek ve emek örgütlerini, kadınları ve gençleri birleşik bir halk hareketi örmeye davet etti.
Saray düzeninin tek başına seçim sandıklarıyla değiştirilemeyeceğini, hakların ancak meydanlarda, fabrikalarda, tarlalarda ve ortak direnişlerle kazanabileceğini belirterek, "Gelin kaya gazı yağmasına, tarımın bitirilmesine ve bu sömürü düzenine karşı birlikte direnelim" dedi.





