Kubilay Bayır “Öğrenciler yoksulluğa, borca ve çaresizliğe mahkûm ediliyor”

MEHMET AYTAÇ

Zafer Partisi Keşan İlçe Gençlik Kolları Başkanı Kubilay Bayır, KYK Burslarına yapılan zamlarla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı.

HÜKÜMET SURİYELİLERE GÖSTERDİĞİ HASSASİYETİ KENDİ EVLATLARINA GÖSTERMİYOR

Bayır, Hükümetin Suriyelilere gösterdiği hassasiyeti ne yazık ki kendi evlatlarına, kendi öğrencilerine göstermemediğine vurgu yaparak, “Kamuoyuna büyük bir başarıymış gibi sunulan zamlarla KYK burs ve kredisi 4.000 TL’ye çıkarılmıştır; ancak bu rakam, öğrencilerin gerçek yaşam koşullarıyla karşılaştırıldığında açıkça bir aldatmacadan ibarettir. Kâğıt üzerinde yapılan bu sözde artışlar, gençlerin yaşadığı yoksulluğu gizlemeye yetmemektedir.”

1.000 TL ZAM NEYE YETECEK?

Yontar’dan 6 maddelik soru önergesi
Yontar’dan 6 maddelik soru önergesi
İçeriği Görüntüle

Gerçeklerin basit bir hesapla tüm çıplaklığıyla ortada olduğunu belirten Bayır “Bir öğrencinin KYK yurdu için ödediği ücret ortalama 1.200 TL’dir. Eğitimin olmazsa olmazı olan kampüse ulaşım için toplu taşıma kullanmak zorunda bırakılan bir öğrencinin, ayda 20 gün okula gittiği varsayıldığında ulaşım gideri yaklaşık 1.000 TL’yi bulmaktadır. Kampüste yemekhanede günde yalnızca bir öğün yemek yiyebilen bir öğrencinin, 40 TL’den 20 gün için ödediği tutar 800 TL’dir.

Altını özellikle çiziyoruz: Bu hesaba iki öğün yemek, kıyafet, kitap, kırtasiye, fotokopi, internet, telefon, sağlık ve kişisel temizlik gibi en temel ihtiyaçlar dahi dahil değildir.

Sadece bu zorunlu giderler düşüldüğünde öğrencinin elinde kalan para 1.000 TL’dir.

Peki bu 1.000 TL ile bir öğrenci ne yapacaktır?

Yurtta kaldığı sürece öğle yemeğini mi karşılayacaktır?

Sabununu, şampuanını, diş macununu mu alacaktır?

Ders kitaplarını mı alacak, fotokopi parasını mı ödeyecektir?

Yoksa günlük harçlık mı yapacaktır?”

Bayır, açıklamasını şu sözlerle tamamladı.

Günlük hesaba vurulduğunda öğrencinin eline kalan para 33 TL’dir. Bugün 33 TL ile bir simit ve ayran bile almak mümkün değilken, gençlerimize “idare edin” demek açıkça vicdansızlıktır.

Bu insanlık dışı şartlar altında kimi aileler imkânları ölçüsünde çocuklarına destek olabilmektedir; ancak kimi aileler artan hayat pahalılığı karşısında en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hâle gelmiş, çocuklarına yardım edemez duruma düşürülmüştür. Bu durum öğrenciler arasında derin bir eşitsizlik yaratmış, eğitimde fırsat eşitliğini fiilen ortadan kaldırmıştır.

Sonuç olarak öğrenciler, daha üniversite sıralarındayken çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Gençler ya derslerini aksatmakta ya da uykusuz, yorgun ve umutsuz bir şekilde ayakta kalmaya çalışmaktadır. Okul ile iş arasında sıkışan bir gençlikten ne akademik başarı ne de sağlıklı bir gelecek çıkabilir.

KYK kredisi alan öğrenciler, henüz mezun olmadan devlete borçlandırılmaktadır. Bununla da yetinmeyen bu düzen, gençleri temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ister istemez bankalara, kredi kartlarına ve borç sarmalına itmektedir. Gençlerimiz diplomalarını almadan önce borçla tanışmakta, mezun olduklarında ise hayata umutla değil borç yüküyle başlamaktadır.

Bugün üniversite öğrencisi ay sonunu getirmeyi bırakın, KYK burs ve kredisinin yattığı haftayı bile tamamlayamaz hâle getirilmiştir. Birkaç gün içinde eriyip giden burs ve kredilerle yaşamaya zorlanan gençler, kalan haftaları borçla, açlıkla ve çaresizlikle geçirmektedir. Eğitim bir hak olmaktan çıkarılmış, açıkça lüks hâline getirilmiştir.

Öğrenciyi yük olarak gören, eğitimi masraf kalemi sayan bu anlayış kabul edilemez. Gençliğini yok sayan, öğrencisini borçla terbiye etmeye çalışan bir ülkenin geleceği de ipotek altındadır. Bu adaletsiz düzen derhal değişmeli; öğrenciler sadaka değil, insanca yaşayabilecekleri koşullara kavuşturulmalıdır.”

Muhabir: MEHMET AYTAÇ