Turhan Çömez’den Keşan’da sert çıkış: “Tarım politikaları ihanet, siyaset transferleri ahlaksızlıktır”

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Grup Sözcüsü Turhan Çömez, Keşan’da gerçekleştirdiği temaslar sırasında tarım politikalarına ve son dönemde artan siyasi transferlere yönelik çok sert açıklamalarda bulundu. Tarımın planlı bir şekilde çökertildiğini savunan Çömez, iktidarın tarımsal destekler konusundaki tutumunu “ihanet” olarak nitelendirdi.

Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Erdoğan Demir’in sorularını yanıtlayan Turhan Çömez, bölge ekonomisinin temel taşı olan çeltik ve buğday üreticisinin yaşadığı darboğaza dikkat çekti.

TARIMDA UYGULANANLAR İHANET POLİTİKASIDIR”

Bu konuyu Meclis'te, müteaddit defalar gündeme getirdiğine vurgu yapan Çömez,Ama burada da yeri geldi Keşan'ımızda paylaşmak istiyorum. Çeltik fiyatları henüz açıklanmadı, ama maalesef çeltikte de bizi bir dram bekliyor. 35 liralardan bahsediliyordu fakat Sayın Erdoğan, geçen yıl Amerika ziyaretinde dostu Trump'a şirinlik olsun diye çeltik ithalatında vergiyi sıfırladı. Bundan dolayı şu anda Türk çeltik yetiştiricisi Keşanlı kardeşim, Gönenli kardeşim -bizim bölgede de var- artık rekabet edemez hale geldi. Bu çok vahim bir hatadır ve ne yazık ki mesele sadece çeltikle sınırlı değil, bütün tarımsal ürünlerde ve hayvancılıkta büyük bir yanlışlık yapılıyor ve tarımda uygulanan politikaları, hep söyledim, bir kere daha söylüyorum, bunlar ihanet politikasıdır. Türk tarımının ve hayvancılığının planlı bir şekilde bitirilmesi ihanettir, bu ülkeye ihanettir. Gelelim buğdaya. Bakın, buğdaya geçen yıl verilen fiyattan %22.22 kadar bir artış verildi, yani 16.500 lira verildi. Efendim dönüm başına bir de teşvik, destek verilecek deniyor ama kiloya vurduğunuz zaman ton başına 1850 liralık falan bir teşvikten bahsediyoruz. Fakat bugün buğdayın tarlası sahibi kendisi ise ton başına maliyeti 20-21 bin lira. İcarla tutmuşsa 23-24 bin lira maliyeti var. Siz bu maliyetin altında 16.500 lira fiyat verdiniz. Geçen yıla göre %22 artış yaptınız ama girdi maliyetlerinde %50'den bir artış söz konusu. Meclis'te bas bas bağırdım, evvelki gün konuştum, aynı şeyleri söyledim, bunu söylemeye devam edeceğim. Tarım planlı bir şekilde çökertiliyor ve geçtiğimiz günlerde Bandırma borsasından fiyat aldım, keza burada da aynı fiyatın olduğunu Mehmet başkanımdan, kıymetli dostumdan öğrendim. Şu anda 16.500'e de satılmıyor. 14'e, 13'e satılıyor. Yani geçen yılki fiyata satılıyor. Kamil Bey tarımı bilir, doğru mu Kamil Bey? Doğru. Şimdi siz geçen yılki fiyattan satıyorsanız veya alıyorsanız, toprak mahsulleri ofisi olarak, bu arada girdi maliyetlerine %50'lik bir zam olduysa ve dışarıdan da ithal ediyorsanız bunu sadece beceriksizlikle izah edemezsiniz, bu ihanettir. Türk tarımına ihanettir. Biz çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz, onun derdini, onun çilesini Meclis gündemine taşımaya devam edeceğiz ve buradan ilan ediyorum, tarımsal politikalarla ilgili genel başkan yardımcımız Sayın Kadir Ulusoy gece gündüz sahalarda, yine Edirne'deydi değil mi Başkanım? Burada, yoğun bir, yoğun bir çalışma içerisinde. Tarım konusunda çok yetişmiş, kendini yetiştirmiş, saha pratiği olan eğitimi olan arkadaşlarımız var. Tarım konusunda Kamil Bey, son derece tecrübeli bir çiftçidir. Bu itibarla biz ne yapacağımızı biliyoruz.”şeklinde konuştu

AKP’NİN ÇİFTÇİDEN ÇALDIĞI PARAYI ÇİFTÇİYE VERECEĞİZ

Net olarak söylüyorum, iktidara gelir gelmez tarımda bugüne kadar AKP'nin çaldığı parayı millete vereceğiz. Diyeceksiniz ki AKP nasıl çaldı? Söyleyeyim ben size, Türk Tarım Kanunu'na göre, Anayasa'ya göre gayrisafi milli hasılanın %1'ini çiftçiye destek olarak vermek zorunda, kanun emrediyor bunu. Meclis emrediyor, AKP 24 yıldan beri vermedi bunu, bu %1'i vermedi. Hesap ettik, milyarlarca dolar AKP rejiminin çiftçiye borcu var. Yapacağımız şey çok belli, derhal çiftçiye hak ettiği destek ve teşvikleri vereceğiz. Modern tarıma geçeceğiz, yerli tarım politikaları oluşturacağız. Özellikle ata tohumunu geliştireceğiz. Gelir gelmez, gübre fabrikalarını sattılar, Türkiye'nin yerli ve milli bir gübre politikasını oluşturacağız.

GABAR’DA ÇIKAN PETROL NEREDE?

Keşan’da TIR’ın dorsesinde 10 kaçak göçmen yakalandı
Keşan’da TIR’ın dorsesinde 10 kaçak göçmen yakalandı
İçeriği Görüntüle

Çömez, çiftçinin yılda 3,5 milyar litre mazot tükettiğini belirterek, “Sabahtan akşama diyorlar ya, Gabar'da petrol çıktı, buradan çıkart, traktöre boşalt. Nerede o petrol? Yandaşlara verdiniz, yatlara verdiniz, değil mi? Çiftçiye kalmadı, çiftçi petrol olarak, mazot olarak desteklenecek. Hayvancılıkta girdi maliyetlerini düşüreceğiz, yemin %65-70'i dışarıya bağlı. Yerli sanayi geliştireceğiz. Veteriner hizmetlerine, veteriner ilaçlarına geçen yıl %72 zam olmuş, yerli ve milli veterinerlik hizmetleri, veterinerlikle ilgili ilaçlar ve yatırımlar yapılacak. Ne yapacağımızı biliyoruz ve el birliğiyle bu ülkeyi önce kendi kendine yeten, sonra da dünyayı doyuran ve besleyen bir tarım politikasına tabi tutacağız. Biliyoruz işimizi ve önce ihanet politikalarına dur diyeceğiz.”dedi.

Erdoğan Demir’in sorduğu “şimdi biliyorsunuz artık transferler oldu, partiler arası işte milletvekilleri, belediye başkanları ve en son olarak da Keşan Belediye Başkanı da AK Parti'ye katıldı. Bu transferlerle ilgili, bu geçişlerle ilgili neler söylemek istersiniz?” Şeklindeki soruyu da Çömez şöyle cevaplandırdı.

SİYASİ TRANSFERLER: “SİYASİ KALPAZANLIKTIR”

Son dönemde belediye başkanları ve milletvekilleri seviyesinde gerçekleşen parti transferlerini de değerlendiren Turhan Çömez, siyaseti "ahlak ve duruş" meselesi olarak tanımladı.

Transferleri "millet iradesine ihanet" olarak nitelendiren Çömez, şu ifadeleri kullandı:

Çok şey söylemek isterim ama az şey söyleyeceğim. Bakın 2002-2007, 5 yıl AKP'de siyaset yaptım. O dönemi hatırlayanlar bilir. O 5 yıl içerisinde AKP'ye kök söktürdüm, parti içinde muhalefet olarak. Kapalı toplantılarda bakanlara, meclis çalışmasında sahada yapılanlara, tek tek itiraz ettim ve son güne kadar da partiden ayrılmadım. Niye biliyor musunuz? Bu millet sandığa gitti, 'git bizi temsil et orada' dedi ve ben onların vermiş olduğu oylara sahip çıktım ama bana aynı zamanda dedi ki, 'git bizim irademizi temsil et'. Onların iradesini temsil ettiğim için yanlışlıklara itiraz ettim, hırsızlıklara itiraz ettim, yolsuzluklara itiraz ettim ve dönemin sonu geldiğinde çıktım bir açıklama yaptım, hepiniz bulabilirsiniz onu internette. 'Bu güruhla siyaset yapılmaz, yollarımı ayırıyorum, benim bildiklerimi bilseydiniz, benim gördüklerimi görseydiniz siz de aynısını yapardınız, her vatansever aynısını yapardı, AKP ile yollarımı ayırıyorum' dedim ve bir daha o güruha dönüp bakmadım. Ve neticesinde 12 yıl sürgünde yaşadım, her türlü eziyete maruz kaldım, cezaevlerinde kaldım. İnandığım davadan zerre kadar ödün vermedim. Gelelim transferlere. Bakın, siyasi kalıbı pazarlıktır bu. Millet iradesine ihanettir, milletin oylarına ihanettir. Bir partiden bir başka partiye siz bir siyaset yolculuğu yapıyorsanız, sabahın erken saatlerinde yola düşmüş, sandık başında beklemiş, sizi seçmiş insanlara ihanet ediyorsunuz ve tarih size bunun hesabını sorar. Siyaset, değerli arkadaşlar, ahlaktır, erdemdir, karakterdir, duruştur, mücadeledir, inançtır, ideolojidir, milletle yapılır. Arayla yapılmaz, güç merkezleriyle yapılmaz, talimatla yapılmaz, millet adına yapılır ve bugün hangi partiden olursa olsun, bir başka partiye bu şekilde ahlaksızca bir siyaset yolculuğu yapanlara tarih hesap soracaktır. Bu belediye başkanı olabilir, milletvekili olabilir, Genel Başkanımız sıklıkla ifade ediyor, havuç da koyabilirler, sopa da gösterebilirler. Hangisi olursa olsun siyasetçi o ateşten gömleği giydiği zaman, milletin karşısına onurla çıkabilmesi lazım, karşısına neyle gelinirse gelinsin hayır demesini bilebilmesi lazım. İnandığı davasına ihanet eden, yola çıktığı dava arkadaşlarını yok farz eden, onlara sırtını dönen, kendisine oy verenlere ihanet eden ve sonra önüne sunulan imkanlarla yoluna devam edenleri tarih kara kara sayfalarında yargılayacaktır. O bakımdan siyasette yön değiştiren, yol değiştiren transfer olan hangi gerekçeyle olursa olsun transfer olanlar siyasi kalpazanlıktır. Millet bunun hesabını soracaktır.

Muhabir: MEHMET AYTAÇ