Tarım ve Hayvancılık zor durumda

CHP’nin hayvacılık politikalarını beğeniyorum

Eğitimde uzun vadede oluşturulamıyor

Gençlik ciddi tehlikelerle uğraşıyor

ERDOĞAN DEMİR

Medya Keşan Gazetesi İmtiyaz sahibi, eğitimci, siyasetçi Mustafa Bezbaş, gazetemize yaptığı açıklamada yeni yılın ülkemize adalet ve huzur getirmesini diledi.

Bezbaş’ın yeni yıl ve çeşitli konularla ilgili yaptığı açıklama şöyle;

Geniş Açı Programı’nın bu haftaki konuğu Adviye Arap olacak
Geniş Açı Programı’nın bu haftaki konuğu Adviye Arap olacak
İçeriği Görüntüle

Her şeyden önce ülkemize adalet gelsin, huzur gelsin, sağlık gelsin, bereket gelsin. Yani her kesim işi zorlaştı. Bakın ayın 31'ü biz de işimizin başındayız. Herkes işinin başında olması son dakikaya kadar işimiz bu olacak.

Bezbaş, bazı konularla ilgili de açıklamalarda bulundu.

TARIM VE HAYVANCILIK KESİMİ ZORLANDI

Bezbaş, Özellikle tarım ve hayvancılık kesiminin zorlandığı bir yıl olduğunu belirterek, “Son zamanlarda et fiyatları yükseldi. Üretici için tabii ki mutluluk verici sevindik, sevindi insanlar. Ama tüketen için de sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz et konusunda. Ülke olarak da. ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Ya yılların getirdiği birikimler bir anda böyle çok ciddi sonuçlara sebep veriyor ve sonuçta olan protein alamayan çocuklara oluyor. Yani bunun sürdürülebilirliği yok. Yani biz de üreticiler olarak ben de kendim bir küçükbaş hayvan üreticisi olarak söylüyorum. Biz de böyle fahiş fiyat beklentimiz ya da fiyatlar çok yüksek olsun derdinde değiliz. Maliyetlerimiz düşsün meralardan istediğimiz gibi yararlanalım. Yani sözleşmeli hayvancılık olsun, ithalat ortadan kalksın, bu işi yapan insanlara destek verilsin.Yani her şeyden önemlisi o. 10 yılda bir deneniyor, ithalat yapılıyor, damızlık hayvan getiriliyor, dağıtılıyor. Ama maalesef bu işi yapmayacak, yapamayacak hatta siyasi nedenlerle bir takım insanlara dağıtılıyor ve sonra da bunlar bunları satıyor ve çekiliyor. Yine bu işi yapanlar kalıyor. Onun için yine teşvik verilecekse yeni dönemde de bu işi yapabilen, talep eden, büyümek isteyen insanlara verilmesinin daha mantıklı olacağını düşünüyorum. Ülkenin ithalat politikalarından vazgeçmesi gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizde verim artırıcı önlemler, tarım kesiminin eğitimi, ucuz yollu kredilerin, krediye ulaşabilme koşullarının yenilenmesi bunlar çok önemli şeyler. Yani kredi koşulları değişmeden krediye ulaşamadıktan sonra çiftçi Üretim aksıyor, mazot fiyatları ve girdiler. Kısacası mazot ve gübre çok yüksek geliyor çiftçiye ve çiftçi bunu yeteri kadar kullanamıyor. Bununla ayrıca bu pahalı mazot ve gübrenin doğru kullanımı konusunda, özellikle gübrenin doğru kullanımı konusunda eğitim de verilmesi lazım.” Dedi.

CHP’NİN HAYVANCILIK POLİTİKALARINI BEĞENİYORUM

CHP’nin hayvancılık ile ilgili Bu konuda ben önemsediğini belirten Bezbaş, “Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarım politikalarının başına alternatif tarım bakanı olarak Sencer Solakoğlu'nun getirmesi başarılı bir iş insanı ve başarılı bir litre başına, hayvan başına verimi artıran bir arkadaştır ve bilimsel verileri çok iyi kullanan, kendi işinde Amerika'yla Türkiye'de rekabet edebilen bir insandır. Yani buna dikkat etmek lazım. Bu çok önemli. Yeni dönemde inşallah biz de ülkemiz de bu noktaya gelir. Ülkemiz de bu konuda bir takım kazanımlar elde eder. Başarılı oluruz.Yani biz eğer üretimi artırmadığımız sürece çok başarılı olabileceğimizi açıkça düşünmüyorum. Yani nüfusumuz artıyor, verimi de arttırmamız lazım. Verim artmadıktan sonra yani biz bu insanlara nasıl bakacağız? Ve yani cidden bakış açısının da değişmesi lazım. Ben her yerde söylüyorum. Hayvancılık yapana, çiftçilik yapana kız vermiyorlar. Sağlıklı bir şey mi? Yani illa taşınacaksın şehre biliyorsun bütün gençler köyde kalmak istemiyorlar artık. Yani asgari ücretle gidip bir fabrika bekçi olmak istiyor. Bizim politikalar oluşturmamız lazım. Hazine arazileri vermemiz lazım. Onlara, gençlere hayvan vermemiz lazım. Ve bu gençlerin sağlıklı bir şekilde hem hayvancılık hem de bilinçli bir şekilde tarım yapması sağlamamız lazım. Ülke böyle kalkınır. Hepimiz böyle doyarız. Yani bunun başka bir açıklaması yok. Başkanların tespitleri doğru çiftçilikle uğraşanların yaş ortalaması 55-60 arası gençler çiftçilikle ilgilenmiyor. Onlar da kendileri sahada. Hasan Şen benim de akrabam zaten. Aynı köylüyüz. Taner Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı, Uzunköprü, Enez Ziraat Odası Başkanı. Çiftçi bitiyor yani tarımla uğraşmak istemiyor, çocuklar da uğraşmak istemiyor tarımla. Gerçekten de bunu çok böyle sosyopolitik düşünmek lazım. Yani böyle sosyolojik tepkileri var, psikolojik tepkileri de var ama en önemli tepkisi de ekonomik tepki.”şeklinde konuştu. Bezbaş, diğer işlerde insanların para kazandığını dile getirerek. “İstanbul'dan, Ankara'dan, büyükşehirlerden geliyorlar. İnternetten aileler arasında kavgalar çıkıyor. Şu anda tarım kesimin en büyük sorunu bu. Mal paylaşımı, anne baba öldükten sonra kardeşler arasında bir paylaşım yaşanıyor. Mal paylaşımı. Bu mal paylaşımı sırasında işte anlaşamazlarsa kendi aralarında bu icraya yansıyor. İcra yoluyla satışlara da internetten giriyor insanlar. İstanbul'dan, Ankara'dan giriyorlar ve çok yüksek bedeller ödüyorlar. Gencin, bir ailenin evde kalan çocuğunu ödeme şansı yok. Ve dolayısıyla ne babasının tarlalarını alabiliyor evde kalan çocuk, ne de oturacağı yeri satın alabiliyor. Çünkü çok ciddi bir problem bu. Yani hatta ziraat odası başkanlarıyla konuşurken bunu siyasilere de yansıtıyorlar, söylüyorlar insanlar. Yani bu internetten satışlar kaldırılsın, hiç tanımadığımız insanlar, yetişemiyor da insanlar. Bir tık düğmeye bastığın zaman belki parası var cebinde, önce basan alıyor. Dolayısıyla babasının malını alamıyor. Bu bir ülke için bekar sorun, tarım kesimi işte bekar sorunlarından bir tanesi de bu ben size söyleyeyim yani.”şeklinde konuştu.
EĞİTİM POLİTİKALARI UZUN VADEDE OLUŞTURULAMIYOR

Bezbaş eğitim ile ilgili de şunları söyledi “Vallahi iki bin yirmi altı yılında eğitimin bir yılda bir ayda bir şekilde böyle şeyler değişti. Yani eğitim politikalarının çok mantıklı uzun vadede oluşturulduğunu düşünmüyorum ben. Yani eğitim ideolojik olmaz. Eğitimin kendine göre kuralları var. Dünyanın her yerinde böyle. Liyakat üzerine kurulursa, eğitim liyakat üzerine kurulmadığı sürece, eğitim yöneticileri liyakat dağıtanladığı sürece eğitimin sorunları bitmez. Ben de liyakat üzerine atılmadığını, liyakat üzerine atılamadığını düşünüyorum. Yani liyakat olmadan bunlar düzelmez. Yani eğitim politikalarının düzelebilmesi için liyakatın geri gelmesi lazım. Liyakat geri gelirse düzelir.

GENÇLİK CİDDİ TEHLİKLERLE UĞRAŞIYOR

Artık gençliğin çok ciddi tehlikelerle uğraştığını belirten Bezbaş. “Ben her zaman zaman zaman aileleri bilinçlendirmeye çalışıyorum. Yine ailelere yeni yıl mesajım olsun. Lütfen çocukların telefonlarını kontrol etsinler. Yani sanal bahis var. Orada kumar oynuyor çocuklar. Sitelerde kumara alıştırılıyorlar. Maddeler var. Yani bu maddelerle dikkat etmeleri gerekiyor. Çocukların en yakınına kadar sokulabiliyorlar. Onları alıştırmak için çok tehlikeli alışkanlıklar edindiriyorlar çocuklara. Yani kısacası çocuklarınızı ota boka bir sürü şeye alıştırabilirler. Çocuklarınızı takip edin. Çocuklarınıza küsmeyin. Onlarla kavga etmeyin. Her ne kadar dert istediğiniz anlamda başarılı olmasalar bile yine o çocuğun yaşayacağı kötü şeylerle siz uğraşın. Ama lütfen çocuklarınızla ilgilenin. Çünkü sizin en yakın akrabanız onlar ve asla çocuklarınızla bu konu artık çözülmüştür. Pedagoglar da çözdü. Çocuklarınızla arkadaş olmayın. Anne-baba mesafesini bırakın. Çocuktan arkadaş olmaz.
SPORDA KÖTÜ GÜNLER

Bezbaş spor ile ilgili olarak da “Spora Edirne genelinde olaya bakmak lazım yani Keşan ölçeğinden ben böyle olaylara bakmak istemiyorum. Çünkü Edirne genelinde siyaset yapıyoruz. Her yerde, sporda imkanlar kötü.
Yani benim şehrimde de oturduğum, yaşadığım, doyduğumuz, doğduğumuz şehirde de
imkanlar kötü. Onun için yani biz bir voleybol takımına yönetici olmuştuk. Sen de orada yöneticiydin. Herhalde bir 6 ay borç ödedik yani bize kaldı bütün borçlar. Onun için çok temkinli davranıyorum spor kulüpleriyle ben de. Ama bir kaç kişinin vereceği paralarla spor kulüpleri olmaz. Bana da sitem ediyorlar yani Mustafa Hoca katkıda bulunmuyor. Ya ben elimden geldiği kadar çok uzun yıllar katkıda bulundum spor kulüplerine. Sponsorluklar yaptım, şeyler yaptım ama yaptım. Yani ben tuttuğum takım da var ama ben sporda fanatizmi kabul edemiyorum. Maç izlemeye gitmiyorum. Orada yaşanan kavgalar, yaşanan sıkıntılar, çocukların birbirlerine saldırması, ya benim kabul edebileceğim iş, ben şiddetin, şiddetin olduğu yerde benim sponsorluğum olamaz yani. Ya bu biterse, nezih bir ortamda maç izleme devri başlarsa bizim de sponsorluklarımız gündeme gelebilir
.”
YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN
Bezbaş açıklamasının sonunda yeni yıl mesajını da verere şunları söyledi. “İnsanımıza, güzel insanımıza, iyi kalpli, dürüst, çalışkan insanımıza, Edirne insanına, ondan sonra Türkiye insanına mutluluklar diliyorum. Aileleriyle birlikte, huzurlu, mutlu bir yılbaşı diliyorum
kendilerine. Lütfen alkollü araç kullanmasınlar. Tehlikelerden uzak dursunlar. Efendim işte hakikaten hepimiz tehlikedeyiz şu anda. İnsanların sinirleri çok bozuk. insanlar birbirine saldırabiliyor ama kimseye bir şey demesinler ya hiç kimseyle tartışmasınlar. Sağlıklı bir şekildeçocuklarıyla, aileleriyle mutlu bir yıl diliyorum herkese. Herkesin huzurlu ve mutlu olmasını diliyorum. Yeni yılda da ülkemde adaletin, demokrasinin özgürlüğün, liyakatin geri gelmesini bekliyorum. Herkese iyi yıllar diliyorum.

Videoyu aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

https://www.facebook.com/medyakesan/videos/1406032187598111

Muhabir: ERDOĞAN DEMİR