ERDOĞAN DEMİR
28 Aralık'ta Yalova'da yaşanan IŞİD ile yaşanan çatışma sonrası 3 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirmesine ilişkin DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin ortak basın açıklama yaptı.
Açıklama şu şekilde:
28 Aralık tarihinde, Türkiye’nin en önemli metropolü İstanbul’un hemen yanı başında bulunan Yalova ilimizde, meskûn bir mahalde İŞID hücre evine yönelik gerçekleştirilen operasyon sırasında yaşanan çatışmada üç güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle yaşamını yitiren güvenlik görevlilerinin ailelerine başsağlığı diliyoruz.
YAŞANANLAR 10 EKİM’İN DEVAMI
Ancak bu acı olay, tekil ve münferit bir güvenlik vakası olarak değerlendirilemez. Yaşananlar; Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan, kamu görevlilerinin ihmallerinin ancak aradan geçen on yıla rağmen sınırlı ve zoraki adımlarla yargı gündemine taşınabildiği karanlık tablonun bir devamıdır.
Geçmişte, cihatçı yapılanmalar “öfkeli çocuklar” gibi ifadelerle meşrulaştırılmış, ÖSO adı altında desteklenmiş ve Türkiye toprakları bu gruplar için geçiş üssü olarak kullanılmıştır. Bugünse bu grupların devletleşme çabalarının bedeli, toplumumuza ağır güvenlik tehditleri olarak yansımaktadır. Yalova’daki çatışma da bunun somut bir örneğidir.
Bu yaşananlar aynı zamanda, ülkenin laiklik ilkesinden sistematik biçimde uzaklaştırılmasının ve siyasal İslamcı politikaların devlet ve toplum yaşamının farklı alanlarında belirleyici hâle getirilmesinin yarattığı ağır sonuçların bir yansımasıdır. Siyasal iktidarın bu süreci yalnızca güvenlik başlığı altında ele alması kabul edilemez. Laik, demokratik ve hukuk devleti ilkesinin aşındırıldığı her koşulda, bu tür gerici ve şiddet yanlısı yapıların güçlenmesi kaçınılmaz hâle gelmektedir. Bu nedenle siyasal iktidar, ortaya çıkan bu tablo karşısında güvenlik bürokrasisini değil, izlenen politik tercihleri ve ideolojik yönelimi sorgulamakla yükümlüdür.
Bizler; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak, laikliği, çağdaş yaşamı, demokrasiyi ve halkların barış içinde bir arada yaşama iradesini hedef alan bu gerici ve cihatçı yapılanmalara karşı mücadelenin ve olası yeni saldırıların önüne geçilmesinin ancak göstermelik değil, gerçek ve önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını belirtiyor; bu doğrultuda adımlar atılması ve sorumluların hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.8 Aralık tarihinde, Türkiye’nin en önemli metropolü İstanbul’un hemen yanı başında bulunan Yalova ilimizde, meskûn bir mahalde İŞID hücre evine yönelik gerçekleştirilen operasyon sırasında yaşanan çatışmada üç güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle yaşamını yitiren güvenlik görevlilerinin ailelerine başsağlığı diliyoruz.
Ancak bu acı olay, tekil ve münferit bir güvenlik vakası olarak değerlendirilemez. Yaşananlar; Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’ndan bugüne uzanan, kamu görevlilerinin ihmallerinin ancak aradan geçen on yıla rağmen sınırlı ve zoraki adımlarla yargı gündemine taşınabildiği karanlık tablonun bir devamıdır.
ÖFKELİ ÇOCUKLAR İŞ BAŞINDA
Geçmişte, cihatçı yapılanmalar “öfkeli çocuklar” gibi ifadelerle meşrulaştırılmış, ÖSO adı altında desteklenmiş ve Türkiye toprakları bu gruplar için geçiş üssü olarak kullanılmıştır. Bugünse bu grupların devletleşme çabalarının bedeli, toplumumuza ağır güvenlik tehditleri olarak yansımaktadır. Yalova’daki çatışma da bunun somut bir örneğidir.
ÇÖZÜM LAİKLİK, DEMOKRASİ VE HUKUK
Bu yaşananlar aynı zamanda, ülkenin laiklik ilkesinden sistematik biçimde uzaklaştırılmasının ve siyasal İslamcı politikaların devlet ve toplum yaşamının farklı alanlarında belirleyici hâle getirilmesinin yarattığı ağır sonuçların bir yansımasıdır. Siyasal iktidarın bu süreci yalnızca güvenlik başlığı altında ele alması kabul edilemez. Laik, demokratik ve hukuk devleti ilkesinin aşındırıldığı her koşulda, bu tür gerici ve şiddet yanlısı yapıların güçlenmesi kaçınılmaz hâle gelmektedir. Bu nedenle siyasal iktidar, ortaya çıkan bu tablo karşısında güvenlik bürokrasisini değil, izlenen politik tercihleri ve ideolojik yönelimi sorgulamakla yükümlüdür.
SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ
Bizler; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak, laikliği, çağdaş yaşamı, demokrasiyi ve halkların barış içinde bir arada yaşama iradesini hedef alan bu gerici ve cihatçı yapılanmalara karşı mücadelenin ve olası yeni saldırıların önüne geçilmesinin ancak göstermelik değil, gerçek ve önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını belirtiyor; bu doğrultuda adımlar atılması ve sorumluların hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”




