Namık Kemal Oğuz: “Ürünü almayan akıl, suyu yönetmeye kalkıyor”
ERDOĞAN DEMİR
CHP 28. Dönem Milletvekili Aday Adayı Namık Kemal Oğuz, yayınladığı yazılı açıklama ile hükümetin tarım ve su politikalarını sert bir dille eleştirdi. TMO’nun alım politikalarından sulama kooperatiflerinin devrine kadar pek çok konuya değinen Oğuz, "Bu karar masa başında alınmıştır" diyerek bölge tarımının risk altında olduğunu savundu.
İşte Namık Kemal Oğuz’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
"ÜRETİCİ KÖŞEYE SIKIŞTIRILIYOR: SUYU MASA BAŞINDAN YÖNETEMEZSİNİZ!"
Namık Kemal Oğuz, sulama kooperatiflerinin Merkez Su Birliklerine devredilmesini öngören kararnameye tepki göstererek; yerel tecrübenin dışlanmasının Edirne ve Uzunköprü tarımında büyük bir verim kaybına yol açacağını vurguladı.
"TMO İNCE TANE ÇELTİĞİ NEDEN ALMIYOR?"
Açıklamasına Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım stratejisini eleştirerek başlayan Oğuz, bölgede en çok üretilen ince tane çeltiğin alım kapsamı dışında bırakılmasının üreticiyi mağdur ettiğini belirtti. Bunun bir tarım politikası değil, üreticiyi köşeye sıkıştırmak olduğunu savundu.
"YEREL TECRÜBE DEVRE DIŞI BIRAKILIYOR"
Sulama kooperatiflerinin devri kararının sahadan kopuk olduğunu ifade eden Namık Kemal Oğuz, şu uyarılarda bulundu:
Tecrübe Vurgusu: "Yıllardır suyla mücadele eden, toprağı tanıyan yerel tecrübe devre dışı bırakılıyor. Bölgeyi tanımayan bir memur, çeltiğin ne zaman su isteyeceğini masa başından bilemez."
Çakmak Barajı Örneği: Son 10 yılda Meriç’ten Ergene Ovası’na su getirilmesi gibi büyük emeklerin bir kararnameyle yok sayıldığını belirtti.
Gıda Güvenliği Riski: Türkiye pirincinin %80’inin bu bölgede yetiştiğine dikkat çeken Oğuz, yanlış planlamanın tüm Türkiye'nin gıda güvenliğini tehdit edeceğini söyledi.
"BU KARAR YERELİ SUSTURMAKTIR"
Su birliklerinin merkezileşmesine değil, yereldeki yönetimlerin tasfiye edilmesine karşı olduklarını belirten Oğuz; "Neden üretici söz sahibi olmuyor? Bu anlayış yereli güçlendirmek değil, yereli susturmaktır" dedi.
SİYASİ VE EKONOMİK SORUMLULUK HATIRLATMASI
Sürecin adil ve şeffaf bir şekilde, yerel iradeyi esas alarak yeniden planlanması gerektiğini savunan Namık Kemal Oğuz, olası bir verim kaybının sorumluluğunun bu kararı alanlara ait olacağını ifade ederek açıklamasını noktaladı.