Erkan: “Faize milyarlar, emekliye yok!”
“Emekliyi yoksulluğa mahkûm eden kara düzeni değiştireceğiz!”
ERDOĞAN DEMİR
Tüm Emeklilerin Sendikası (TES) Keşan Temsilciliği tarafından, önceki gün düzenlenen basın açıklamasında, bayram ikramiyesiyle ilgili olarak iktidar eleştirilirken, Ahmet Erkan, yılın ilk iki ayında emeklilerin gelirlerinin yaklaşık %8 oranında eridiğini söyledi.
Erkan, basın açıklaması öncesi TBMM’de AK Partili Milletvekillerinin isimlerini ilk defa duyduğu yemeklerle iftar sofrasına oturduklarını belirterek, yemeklerin isimlerini etkinliğe katılanlara okudu.
Cumhuriyet Meydanı’nda saat 16.00’da toplanan TES Keşan Temsilcilik üyeleri ile destek veren bazı emekliler, bayram ikramiyelerinde bir artış yapılmamasına tepki gösterdi.
Tüm Emekliler Sendikası’nın Türkiye genelinde gerçekleştirilen basın açıklamasını Tüm Emekliler Sendikası Keşan Temsilcisi Ahmet Erkan okudu.
Açıklama şöyle;
“AKP yine şaşırtmadı. Sıra emeklilere gelince para yok dediler. Gabar'da petrol çıkacak dediler, olmadı. Şimdi de savaş var diyor, bahane üstüne bahane üretmeye devam ediyorlar. Her şey üretiyorlar, bir tek çözüm üretemiyorlar.
SGK yönetimi geçen yıl emekliler için harcamayı planladığı 451 milyar TL’yi harcamamıştır. 2025 yılı bütçesinde SGK toplam 5,5 trilyon lira harcama yapmayı planlamış, ancak yıl sonunda yapılan harcama 5 trilyon 54 milyar lira olmuştur. Yani bütçede öngörülen miktarın 451 milyar lirası emeklilere harcanmamıştır. Bu tablo çok açıktır: Emeklinin hakkı gasp edilmiştir.
Emeklileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm edenler bugün utanmadan “kaynak yok” demeye devam etmektedir.
EMEKLİNİN GELİRİ DAHA YILIN BAŞINDA ERİDİ
TÜİK, Şubat ayı enflasyonunu açıkladı. Ocak ayında %4,84, Şubat ayında %2,96 olarak açıklanan enflasyonla birlikte daha yılın ilk iki ayında emeklilerin gelirleri yaklaşık %8 oranında erimiştir.
Ancak bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki açıklanan rakamların hayatın gerçekleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Pazarda, markette, mutfakta yaşanan enflasyon TÜİK tablolarının çok üzerindedir.
Emeklilerin alım gücü her geçen gün düşerken hükümet temsilcileri Türkiye’nin artık “yüksek gelirli ülkeler seviyesine ulaştığını” söyleyebilmektedir. Eğer Türkiye gerçekten yüksek gelirli bir ülke ise soruyoruz:
Neden milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır?
Neden emeklilere gelince “kaynak yok” denilmektedir?
Gerçek çok açıktır. Bu ülkede; faize milyarlar vardır, yol, köprü ve şehir hastanelerini işleten şirketlere garanti ödemeleri vardır, sermayeye teşvikler, vergi afları ve kamu kaynakları vardır.
Ama konu emekliler olduğunda karşımıza sürekli aynı bahane çıkarılmaktadır: “Bütçe imkânları sınırlı.” Bu kabul edilemez.
23 yılı aşkın süredir ülkeyi yönetenlerin uyguladığı beceriksiz ekonomik politikaların faturası emeklilere çıkartılamaz. Bugün ortaya çıkan tablonun sorumluluğunu emeklilere yüklemek açık bir siyasal ve ekonomik iflastır.
BAYRAMLAR EMEKLİLER İÇİN BORÇ VE YOKSULLUK DEMEK
Emekliler bayram gelsin istemez duruma düşmüştür. Çünkü; bugün milyonlarca emekli için bayram demek; kredi kartı borcu, ertelenen faturalar, boş mutfak dolapları demektir. Mahçubiyet demektir
Bayram ikramiyeleri ise artık birkaç günlük mutfak harcamasını bile karşılamayan sembolik ödemelere dönüşmüştür. Bu tablo yalnızca ekonomik bir sorun değildir. Bu aynı zamanda büyük bir vicdan ve adalet sorunudur.
GERÇEKLER ORTADA
Emeklilerin büyük bölümü BES-AR araştırmasına göre açlık sınırının yarısından az aylık alıyor. Ortalama emekli aylığı asgari ücretin 4 bin lira altındadır Temel gıda, kira ve enerji giderleri hızla artmaktadır. Emekli maaşları yıllardır sistemli biçimde erimektedir. Bayram ikramiyeleri emeklilerle alay eder düzeye düşmüştür. Emekliler bu ülkenin yükü değildir. Emekliler bu ülkede yıllarca çalışarak bu ülkenin zenginliğini üreten insanlarıdır. Bugün talep ettiğimiz şey emeğimizin ve hakkımızın karşılığıdır.
TALEPLERİMİZ NETTİR
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak taleplerimizi açıkça ilan ediyoruz:
1- Bayram ikramiyesi adı altında verilen ödenek yılda 4 kez ve asgari ücret düzeyinde olmalıdır. Bu durumda en düşük emekli aylığı bir nebze de olsa açlık sınırına yaklaşabilir.
2-En düşük emekli aylığı yeni işe başlayan memur maaşına eşitlenmelidir.
3- Emekli maaşlarında yıllardır biriken reel kayıplar derhal telafi edilmelidir.
4- Büyümeden emeklilere pay verilmelidir.
5- Emeklilerin sendika hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Emekliyi yoksulluğa mahkûm eden politikalardan vazgeçilmelidir.
Emeklinin yüzü gülmeden bu ülkeye bayram gelmez.
Emekliler haklarını alacak; bu kara düzeni ve kötülüğün iktidarını demokratik mücadeleyle değiştirecektir. Sandıkta görüşeceğiz.”