Şimşek: “Halk borçla değil, onuruyla yaşamak istemektedir. Vatandaş borç batağında, ekonomi alarm veriyor”
ERDOĞAN DEMİR
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Türkiye’de milyonlarca vatandaşın bugün borçla yaşamaya, borcu borçla kapatmaya mahkûm edildiğini ve gelirlerin temel ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini, hayatın eksi borç bakiyesi üzerinden sürdürüldüğünü belirten yazılı bir açıklama yayınladı.
Şimşek’in açıklaması şöyle;
“Son veriler, vatandaşın borç yükünün vahametini açıkça ortaya koymaktadır. Geçen yıla göre vatandaşın eksi borç bakiyesi 3 kat artarak 848 milyar TL’ye ulaşmıştır.
Bu tablo, geçici bir ekonomik dalgalanma değil; yanlış ve ısrarla sürdürülen ekonomi politikalarının doğrudan sonucudur.
BORÇLANMA ARTIK TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK haline gelmiştir.
Bugün Türkiye’de: Kredi kartı borçları gıda ve fatura ödemeleri için kullanılmaktadır. İhtiyaç kredileri kira ve temel yaşam giderlerini karşılamak için çekilmektedir. Yeni borçlar, yalnızca eski borçların faizini ödemek amacıyla alınmaktadır. Bu, klasik bir borç sarmalıdır ve her geçen gün daha fazla vatandaşı içine çekmektedir. Borç artık yatırım ya da refah aracı değil, hayatta kalma mekanizması haline gelmiştir.
ENFLASYON VAR, GELİR YOK; VERGİ VAR, ADALET YOK
Enflasyon karşısında eriyen maaşlar, artan dolaylı vergiler ve kontrolsüz hayat pahalılığı; emekçiyi, emekliyi, esnafı ve dar gelirliyi sürekli borçlu hale getirmiştir. Ücretler artmıyor, Alım gücü düşüyor, Sosyal destekler yetersiz kalıyor, Vatandaş her ay daha fazla borçlanıyor. Bu koşullarda vatandaşın bütçe yapması, geleceğini planlaması, hatta nefes alması bile zorlaşmıştır.
BU TABLO KADER DEĞİLDİR. KADER OLMAKTAN ÇIKARILMALIDIR.
Buradan açık ve net biçimde ifade ediyoruz:
Bu tablo ne kaçınılmazdır ne de doğal bir sonuçtur.
Bu tablo; Üretimi değil tüketimi, Geliri değil borcu, Refahı değil faiz düzenini büyüten anlayışın ürünüdür.
Ekonomi, rakamlarla değil insan hayatlarıyla ölçülmelidir. Bugün gelinen noktada milyonlarca insanın geleceği ipotek altındadır.
ACİL YAPILMASI GEREKENLER;
Bu gidişata karşı derhal;
Vatandaşın kredi ve kredi kartı borçlarını hafifletecek kalıcı yapılandırma modelleri hayata geçirilmelidir. Gelirler, gerçek enflasyon karşısında koruma altına alınmalıdır. Temel tüketim maddeleri üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Borçla ayakta duran değil, emeğiyle geçinebilen bir ekonomik düzen kurulmalıdır.
ÖNLEMLERİN ALINMASI, VATANDAŞLARIMIZIN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUMDAN ÇIKARILMASI GEREKLİDİR.
Borçla sürdürülen bir yaşam düzeni ne ekonomiyi ne de toplumsal yapıyı taşıyabilir. Bu borç düzeni devam ederse yalnızca ekonomik kriz değil, derin bir sosyal kriz kaçınılmaz hale gelecektir. Vatandaşın sabredecek gücü kalmamıştır. Borç büyüyor, çaresizlik büyüyor, adaletsizlik büyüyor. Bu sese kulak verilmelidir.”