GÜNDEM

Keşan'da Sera Projesinde sular durulmuyor

Hayata geçirilen sera projesinde yer alan katılımcı kadınlar, projeye ilişkin yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek seraların mevcut durumuna dikkat çekti.

Abone Ol

Keşan'da Sera Projesinde sular durulmuyor: "Seralar atıl durumda, ihtiyaç sahiplerine verilsin"

Keşan Belediyesi tarafından hayata geçirilen sera projesinde yer alan katılımcı kadınlar, projeye ilişkin yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek seraların mevcut durumuna dikkat çekti. İzzetiye Mahallesi'ndeki seraların atıl bir vaziyette bırakıldığını belirten kadınlar, tesislerin yeniden üretime kazandırılması çağrısında bulundu.

Müze Keşan’da düzenlenen basın toplantısına katılan Naile Küçük, Zeynep Cambazoğlu, Yadigar Arslan, Hülya Çelik, Nazmiye Karaağaçlı adlı kadınlar Keşan Belediyesi Serası Projesinde yaşadıklarını anlattı.

Projedeki 12 kadın adına konuşan Naile Küçük, açıklamasında şunları söyledi.

Merhaba biz belediyenin yapılan seralarında katılımcı olarak bulunan kişileriz. Yani biz bu seraların yapıldığını ilanlardan gördük, ilanları görünce başvuru yaptık. Çünkü başvuru yaptık. kabul edilecek dendi. Bu kabul edildikten sonra Seda Hanım'la tanıştık. Seda Hanım bizlere kayıtlarımızı yaptı. İşte bu kayıtlar bittikten sonra projeyi anlattılar, böyle böyle katılımcı... Kooperatifle, böyle belediye personeli, Ticaret Odası'nın böyle birlikte hazırladıkları bir proje olduğunu söyledi. Bu projeye de şey yaptık biz. İlk önce bir ay bize sera eğitimi verildi. Seralara eğitim verildikten sonra seralar teslim edildi. İki ay içinde ekip dikeceksiniz. Bize işte çok da fazla bilgi verilmedi. Sonradan hep bilgiler geldi, işte size yardım edeceğiz filan. Ama seralar verildikten sonra biz her şeyi kendimiz mal ederek, işte tohumlarımızı, gübremizi, her şeyimizi biz alıp, o şekilde diktik, bitirdik, yetiştirdik. 72 katılımcı diye gözüküyordu başvurularda, 12 kişi katılımcı oldu. 12 kişiye de sera talep edildi. 20 sera vardı bu arada. 12'den biri arkadaşımız vefat etti. Bir arkadaşımız taşındı, gitti İstanbul'a. Seralar daha da azaldı. Azaldıktan sonra işte kalan seralara belediye kendi ekti. Bir serayı kiraya verdi, diğeri Kent Konseyi adına eke dikildi biçildi. Geliri oraya aktarıldı. Artık o konuda hiçbir bilgi verilmedi bize de, kendileri yaptılar. Ama işte zamanla bizden para talep edilmeye başladı, işte bekçi parası, su parası, şu parası. Bizim çıkardığımız gelirle karşılanacak gelirler biraz bize ağır geldi. Ağır geldiği için seçenek sundular bize ya devam ya bırakacaksınız, biz de bırakmak zorunda kaldık. Bize kooperatif açmamızı istediler.

Projenin başlangıç sürecine ilişkin bilgi veren katılımcılar, belediyenin ilanları üzerine başvuru yaptıklarını ve bir aylık eğitimin ardından seraların kendilerine teslim edildiğini belirtti. Projeye ilk etapta 72 kişi başvurmuş, 12 katılımcı belirlenmiş ve kendilerine 20 sera tahsis edildi.” Süreç boyunca tohum ve gübre gibi tüm maliyetleri kendilerinin karşıladığını ifade eden kadınlar, projenin başlarında üretim yaptıklarını ve pazara ürün çıkarmaya başladıklarını aktardı.

MALİ YÜK VE YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ

Katılımcılar, zamanla kendilerinden bekçi ve su parası gibi ek ödemeler talep edilmeye başlandığını, bu durumun kendilerine ağır bir mali yük oluşturduğunu dile getirdi. Belediye yönetiminde gerçekleşen değişim sonrasında ise seraların maddi durumu daha iyi olan farklı kişilere verildiğini belirten Küçük, kendi üretim süreçlerinin bu noktada sona erdiğini ifade etti.

"SERALAR ATIL VAZİYETTE BEKLİYOR"

Şu anda İzzetiye Mahallesi’nde bulunan seraların durumunu "atıl" olarak tanımlayan katılımcılar, tesislerin bakımsız kaldığını, brandalarının zarar gördüğünü ve otomatik kapılarla girişin engellendiğini belirtti. Projenin mevcut işleyişinde üretim yapılıp yapılmadığının dahi belirsiz olduğunu vurgulayan kadınlar, tesislerin bu şekilde durmasının kamu kaynağı açısından da verimsiz olduğunu ifade etti.

TEK TALEPLERİ: ÜRETİMİN SÜRMESİ

Katılımcı kadınlar, kişisel olarak yollarına devam ettiklerini ancak bu seraların çürümeye terk edilmesini istemediklerini vurguladı. "Bizim tek amacımız bu. Biz orayı Keşan'a katmak istiyoruz, Keşan'ın üretimine katmak istiyoruz" diyen grup, seraların gelir düzeyi düşük, ihtiyacı olan vatandaşlara ve gerçek üreticilere iade edilmesi gerektiğini dile getirdi. Kadınlar, Keşan'daki bu tesislerin yerel kalkınma ve üretim için yüksek bir potansiyele sahip olduğunun altını çizerek yetkililere harekete geçme çağrısında bulundu.

YETKİLİLERİN BU KONUDA HABERİ YOK MUHTEMELEN

Küçük açıklamasını şu sözlerle tamamladı “Belediye değişimi oldu zaman aşımında. Belediye değişimi olunca belediye karar aldı başka bir katılımcılar, seralara belediyenin kullandığı seraları başka arkadaşlara yine aynı şekilde bize yapılan bir şeylen, eğitim sürecinden sonra seralar o arkadaşlara da verildi. Ama işte onların maddi durumları iyi olduğu için onlar kaldırdılar, biz kaldıramadık, bırakmak zorunda kaldık. Şu anda bakıyoruz gördüğünüz kadarıyla seralar tamamen atıl duruma kaldı. Şu anda iki kişi orada şey yapıyor, ekip dikip yapıyor mu hatta üretim var mı yok mu yok gibi bir şey gözüküyor. Yani bu proje bir gelir amaçlı yapıldıysa bir, insanlarınımıza böyle vatandaşlarımıza, o şekilde kalmasını istemiyoruz. Bize olmasa bile, yani maddi durumu iyi olmayan, geliri olmayan bir kişilere gelir kapısı olarak açıldığı için biz istiyoruz ki o seralar o şekilde durmasın ve geliri olmayan kişilere verilsin. Bunun için buradayız, bunu dile getirmek istedik. Hatta arkadaşımız bir hibe sera aldı devletten. Perşembe günü Edirne'ye bir de çapalama makinesi verildi ve orada kalkınma ajansını filan karşılaşmış, bazı sorunları dile getirmiş. Bu sera konusunda zannedersek haberleri bu konulardan yok gibi geldi bize. Biz de böyle bir toplantı yapalım diye karar verdik. Sorunumuzu kamuoyu ile paylaştık