ÖNKAL KILAVUZ
ODTÜ Fizik Mühendisliği ve Gazi Üniversitesi’nden ayrılarak Hacettepe İktisat Fakültesi’nden mezun olan çiftçi Nihat Babaözlü’den başkası değil.
Ankara’nın Sincan ilçesinde şeker pancarı eken Babaözlü: “Beni konuşmamam için engellediler. Bunun adı özelleştirme değil, şeker fabrikalarını kibarca satmaktır.” dedi.
“Ben bir çiftçi olarak huzursuzum. Aramızda bizi dinleyecek hükümet yetkilisi bile yok. Sonra atı alan Üsküdarı geçti diyorlar.
Atatürk ‘Köylü milletin efendisidir’ derken yine Türk köylüsünü, ‘Efendi yerine koymadıkça memleket ve millet yükselemez’ demişti.
16 Mart 1923’te Adana’lı çiftçilerle yemek yiyen Atatürk bu sofrayı unutmadığını her fırsatta dile getirmişti.
Bulgaristan’da görevli olduğu bir sırada üst düzey görevlilerin yemek yediği masada gözü önünde yemeğe gelen çiftçinin kıyafetini beğenmeyen görevliler dışarı çıkarılmasını isterler.
Çiftçi bunun üzerine çıkmıyorum yemeğimi yemeye geldim der.
Bağırarak:
‘Sizin burada sunduğunuz bütün ürünlerin üreticisi benim (süt, yoğurt, peynir neyse) yemeğini yer parasını öder gider.
Atatürk arkasından bakarak:
‘İşte Türk çiftçisi böyle olmalı’ demekle kendini alamamıştı.”