SİYASET

CHP Kadın Kolları’ndan şiddete karşı sert açıklama

Kadınların ve çocukların yaşam hakkının tehdit altında olduğunu vurgulayan açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesini eleştirdi

Abone Ol

CHP Kadın Kolları’ndan şiddete karşı sert açıklama: “Susmayacağız”

ERDOĞAN DEMİR

CHP Keşan Kadın Kolları Başkanı Emine Gegeoğluşiddet, sert, kadın cinayetleri, kadınlara yönelik artan zorbalık ve akran zorbalığına maruz kalan çocuklara yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla, Kadın Kolları üyeleriyle birlikte parti binasında bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kadınların ve çocukların yaşam hakkının tehdit altında olduğunu vurgulayan açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesinin şiddeti artıran en önemli nedenlerden biri olduğuna dikkat çekildi. Basın açıklamasını Kadın Kolları Başkanı Emine Gegeoğlu okurken, kadın kolları üyeleri de açıklamaya destek verdi.

Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Son günlerde ülke genelinde yaşanan kadın cinayetleri, kadınlara yönelik artan zorbalık, tehdit ve şiddet ile birlikte akran zorbalığına maruz bırakılan çocukların yaşamdan koparılması, toplum olarak ne kadar ağır bir karanlığın içine sürüklendiğimizi açıkça göstermektedir. Keşan’da bile yaşanan son olaylar, bu sorunun artık görmezden gelinemeyecek kadar yakınımızda ve gerçek olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Kadınlar yalnızca öldürüldüklerinde değil; sokakta yürürken, iş yerinde, evde, sosyal yaşamda maruz kaldıkları psikolojik şiddet, tehdit, baskı ve sistematik zorbalıkla her gün sindirilmeye çalışılmaktadır. Aynı şekilde çocuklar da okulda, sokakta ve dijital mecralarda maruz kaldıkları akran zorbalığı, dışlanma ve şiddet nedeniyle korunmasız bırakılmakta, kimi zaman bu ihmallerin bedelini hayatlarıyla ödemektedir. Bu tablo, şiddetin yalnızca sonuçlarıyla değil, kadınları ve çocukları hedef alan tüm biçimleriyle ele alınması gerektiğini göstermektedir.

Yaşananlar tesadüf değildir. İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesiyle birlikte, kadınları ve dolaylı olarak çocukları koruyan hukuki ve toplumsal mekanizmalar zayıflatılmış; şiddet failleri cesaretlendirilmiş, mağdurlar ise yalnız bırakılmıştır. İstanbul Sözleşmesi, yalnızca kadın cinayetlerini değil, şiddetin her türünü önlemeyi amaçlayan hayati bir metindi. Bu sözleşmeden çıkılması, bugün Keşan’da ve ülkenin dört bir yanında yaşananların zeminini hazırlamıştır.

Kadın cinayetleri politiktir.

Kadınlara yönelik zorbalık politiktir.

Akran zorbalığına göz yumulması politiktir.

Tehdit eden, baskı kuran, şiddeti normalleştiren bu anlayış; etkin koruma kararları uygulanmadığında, caydırıcı cezalar hayata geçirilmediğinde ve çocuklar için güvenli ortamlar sağlanmadığında her geçen gün daha da güçlenmektedir.

Buradan açıkça ifade ediyoruz:

Kadınlar korku içinde yaşamak istemiyor.

Çocuklar yalnız bırakılmak istemiyor.

Kimse susmak zorunda değil.

Hepimiz yaşamak istiyoruz.

Kadına ve çocuğa yönelik her türlü şiddetin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi derhal yeniden yürürlüğe girmeli, 6284 sayılı yasa eksiksiz uygulanmalı; çocukları koruyacak sosyal, psikolojik ve hukuki mekanizmalar etkin biçimde hayata geçirilmelidir. Yaşam hakkı hiçbir gerekçeyle tartışma konusu yapılamaz.

Keşan’da ve ülkenin her yerinde bir kadının, bir çocuğun daha eksilmemesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. Kadınların, çocukların değil; şiddetin ve zorbalığın kaybettiği bir düzen mümkündür. Ve biz bu düzen için susmayacağız.

Basın açıklaması, “Kadınlar susmayacak” sloganlarıyla sona erdi.”