4 DÖNEMLİK GÜVEN, BİR ROZETLE Mİ DEĞİŞTİ?

Keşan siyasi tarihi, dün bugüne kadar gördüğü en büyük omurgasızlığa, en ağır irade hırsızlığına ve kelimenin tam anlamıyla bir siyasi ihanete sahne oldu.

Abone Ol

Keşan siyasi tarihi, dün bugüne kadar gördüğü en büyük omurgasızlığa, en ağır irade hırsızlığına ve kelimenin tam anlamıyla bir siyasi ihanete sahne oldu. 2004 yılında bu şehrin tertemiz umutlarını ve geleceğini teslim alan, 2009 ve 2014’te üst üste üç kez solun ve CHP’nin kalesi olarak o koltuğa oturtulan, 2019’da önü kesilmesine rağmen küsmeyip 2024’te halkın ve örgütün ön seçimiyle adeta küllerinden doğan Opr. Dr. Mehmet Özcan, dün itibarıyla kendisine inanan binlerce insanı, koca bir kenti ve yirmi yıllık siyasi mücadelesini Ankara’da adeta bir rozet karşılığında sattı!

Daha dün göreve gelir gelmez, bir önceki dönemin AK Partili belediye başkanının usulsüz harcamalarını, belediyeyi soktuğu borç batağını dev pankartlarla çarşaf çarşaf belediye binasına asıp güya "şeffaflık ve hesap sorma" kahramanlığına soyunan, tüm Türkiye’deki CHP’li belediyelere örnek gösterilen Mehmet Özcan, bugün o şikayet ettiği borçların, o eleştirdiği zihniyetin saflarına katıldı. Ankara’da, AK Parti Genişletilmiş İl Divan Kurulu Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın göğsüne taktığı o rozet, sadece bir parti değişikliği değil; Keşan halkının helal oylarına, sandıkta gösterdiği iradeye ve 20 yıllık emeğe indirilmiş çok ağır ve kirli bir darbedir!

KAPALI KAPILAR ARDINDAKİ KİRLİ PAZARLIKLAR VE SIR TOPLANTI

Bu ihanet süreci öyle bir korku, öyle bir gizem ve sessizlik sarmalında yürütüldü ki, neresinden tutsanız elinizde kalıyor. 24 Haziran Çarşamba günü Keşan sokakları bu transfer iddiasıyla çalkalanırken, ne Mehmet Özcan’dan ne de o dönem süt dökmüş kediye dönen CHP Keşan İlçe Yönetimi’nden tek bir haysiyetli açıklama gelmedi. Korktunuz mu? Sustunuz mu? Yoksa suç ortaklığı mı yaptınız?

Aynı gün, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı’nın apar topar Keşan’a gelerek, adeta bir yangından mal kaçırır gibi, 17 meclis üyesinden 16’sının katılımıyla gerçekleştirdiği o "sır" toplantı neden yangından mal kaçırır gibi kamuoyundan gizlendi? O kapalı kapılar ardında hangi koltukların, hangi çıkarların pazarlığı yapıldı? Şeffaflıktan, halkçılıktan dem vuranlar, Keşan halkının gözünün içine baka baka bu kirli süreci neden gizli kapaklı yürüttü?

Şimdi gözler, mecliste çoğunluğu sağlamak adına o CHP’li meclis üyelerinin üzerinde olacak. Soruyorum size: “Mehmet Özcan’ın peşine takılıp siyasi ahlakınızı mı satacaksınız, yoksa bu memleketin iradesine sahip çıkıp omurgalı bir duruş mu sergileyeceksiniz? Halk sizi Özcan’ın kapıkulu olun diye değil, CHP’nin neferi olun diye seçti!”

AK PARTİ’YE GEÇMEK SİYASİ GÜNAHLARIN "ARINMA" KAPISI MI?

İşin bir de genel siyaset boyutu var ki, zamanlaması tam bir tiyatro, tam bir şüphe yumağı! CHP’ye kayyum Genel Başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, hem bayramlaşma programında hem de partililerle buluşmasında üzerine basa basa durduğu o meşhur "Arınma" söylemi... Şaibelerle, suçlamalarla adları anılan, köşeye sıkışan belediye başkanlarına yönelik "Arının da gelin" mesajı, meğer perde arkasında yürütülen bu kirli senaryonun provası mıydı?

Açık açık soruyoruz: Muhalefetteyken hesap veremeyen, yaptıkları harcamaların veya aldıkları kararların altında ezilen belediye başkanları, iktidar partisinin kapısına sığınarak, AK Parti rozeti takarak tüm siyasi günahlarından "arınmış" mı oluyorlar? AK Parti, suçlanan belediye başkanları için bir sığınma limanı, bir siyasi koruma kalkanı mıdır? Yoksa bu geçiş, yaklaşan adli ve idari fırtınalardan kaçıp paçayı kurtarma hamlesi midir? Sayın Özcan, sizi bu yaşta, bu kariyerle bu denli büyük bir zikzak çizmeye mecbur bırakan, muktedire biat ettiren o büyük "korku" nedir? Çıkın ve bu halka açıklayın!

BU İHANETİN HESABINI SANDIKTA VERECEKSİNİZ!

Şimdi asıl büyük hesaplaşma Ankara’nın lüks salonlarında değil, Keşan’ın tozlu sokaklarında yaşanacak. Mehmet Özcan, Ankara’da taktırdığı o AK Parti rozetiyle bu şehre döndüğünde, 4 dönem boyunca kendisine her koşulda, her fırtınada, parti içi her kavgada göğsünü siper ederek sahip çıkan, CHP logosunun altına gözü kapalı mührü basan o vefakar seçmenin yüzüne hangi cüretle, hangi yüzle bakacak?

Kendisine güvenen, inanan, "Bizim Doktor" diyerek bağrına basan binlerce CHP’linin ve kandırılan tüm Keşanlıların ahını, bu siyasi lekeyi ömrünün sonuna kadar üzerinde nasıl taşıyacak?

Şunu asla unutmayın Sayın Özcan: İktidarın gücünü arkana alarak Keşan sokaklarında caka satabilirsin, arkana aldığın devlet imkanlarıyla gövde gösterisi yapabilirsin. Ama bu millet kendisine sırtını döneni, oylarına ihanet edeni, kendi ikbali için kulvar değiştireni asla affetmez! Keşan’a hoş geldiniz; ama bilin ki bu kez ceplerinizde güç değil, altında ezileceğiniz çok ağır ve kirli sorular var. Bu halka, hileli siyasetinizle kırdığınız gururun ve gasp ettiğiniz iradenin hesabını kuruşu kuruşuna, oyu oyuna vereceksiniz. Çünkü siyasi koltuklar gelip geçer, ama bu ihanetin damgası alnınızdan asla silinmez!