<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>MEDYA KEŞAN</title>
    <link>https://medyakesan.com.tr</link>
    <description>Medya Keşan Gazetesi Keşan'da Haberin Adresi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://medyakesan.com.tr/rss/kirklareli" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 05:10:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/rss/kirklareli"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[“Trakya’da Nükleer Santral istemiyoruz”]]></title>
      <link>https://medyakesan.com.tr/trakyada-nukleer-santral-istemiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/trakyada-nukleer-santral-istemiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Trakya Nükleer Santral İstemiyoruz” paneli ile ilgili sonuç bildirisi Keşan Kent Konseyi tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Trakya’da Nükleer Santral istemiyoruz” </strong></p>

<p><strong>Panel Sonuç Bildirisi yayınlandı</strong></p>

<p><strong>MEHMET AYTAÇ</strong></p>

<p>Geçtiğimiz hafta sonu Vize’de yapılan “<strong>Trakya Nükleer Santral İstemiyoruz</strong>” paneli ile ilgili sonuç bildirisi Keşan Kent Konseyi tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.</p>

<p>Konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle;</p>

<p>“<strong>Keşan Kent Konseyi olarak bileşeni olduğumuz Trakya Platformu ve üye olarak yer aldığımız Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde; Trakya Belediyeler Birliği’nin desteği ve farklı disiplinlerden bilim insanları, hukukçular, yerel yöneticiler ile bölge halkının katılımıyla 18 Nisan 2026 tarihinde Vize’de gerçekleştirilen “Trakya’da Nükleer Santral İstemiyoruz” başlıklı panelin sonuç bildirgesi yayınlandı. Panelin sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler kamuoyuyla paylaşılmıştır.</strong></p>

<p><strong>Panel süresince ortaya konulan bilimsel, hukuki ve toplumsal veriler birlikte değerlendirildiğinde ve panele katılım dikkate alındığında, nükleer santralin istenmediği açıkça görülmektedir. Trakya’da planlanan yaklaşık 14 bin dönümlük nükleer santral projesinin kamu yararı, çevre hakkı ve yaşam hakkı ilkeleriyle bağdaşmadığı ortaya konmuştur.</strong></p>

<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti yalnızca bir hukuk devleti değil, aynı zamanda bir çevre devletidir. Başta Anayasa’nın 56. maddesi olmak üzere, kıyıların, ormanların ve tarım alanlarının korunmasına ilişkin hükümler, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına almaktadır. Bu çerçevede, yaşam hakkını riske atan bir projenin kamu yararı ile gerekçelendirilmesi mümkün değildir.</strong></p>

<p><strong>Planlanan proje alanı; 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölge Ergene Havzası çevre düzeni planlarında orman alanı, tarım arazisi ve mutlak içme suyu koruma alanı olarak tanımlanmakta olup, Istranca Ormanları ve longoz ekosistemleri gibi yüksek ekolojik değere sahip hassas alanlarla doğrudan ilişkilidir. Aynı zamanda santral alanı Longoz Ormanları Milli Parkı’nı direkt olarak etkileyecek yakınlıkta bir konuma sahiptir. Söz konusu alan yeraltı ve yerüstü su sistemleri, gölleri, dereleri ve kıyı ekosistemleriyle birlikte işleyen bütüncül bir yaşam alanıdır. Mevsimsel olarak su altında kalan ve bu sayede kendine has bir flora-fauna dengesi kuran bu alan, Amazon ve Kongo’daki benzerleriyle kıyaslanacak kadar kıymetli, dünya çapında nadir görülen bir subasar orman ekosistemidir. Nitekim 15.04.2026 tarihinde Kırklareli ili Demirköy ilçesi Sivriler Köyü ile Vize ilçesi Kışlacık Köyü sınırları içerisinde yer alan Panayır İskelesi ve çevresi, Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak tescillenmiştir.</strong></p>

<p><strong>Bu alana kurulacak bir nükleer santral, başta soğutma suyu deşarjı olmak üzere deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilecek; deniz çayırlarını ve dolayısıyla balıkçılık faaliyetlerini ciddi biçimde tehdit edecek ve bölgenin ekolojik dengesini bozacaktır. Istrancaların kalbine yapılacak böyle bir müdahale, yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini geri dönüşü zor bir risk alanına dönüştürmek anlamına gelmektedir.</strong></p>

<p><strong>Nükleer santrallerde risk hiçbir zaman sıfıra indirgenemez. Deprem, sel ve iklim krizine bağlı aşırı hava olayları gibi öngörülemeyen süreçler, teknik güvenlik önlemlerini aşabilmektedir. Geçmişte yaşanan kazalar bu durumu açıkça göstermiştir. Radyasyon il sınırlarını tanımaz; etkisi yalnızca proje alanıyla sınırlı kalmaz, Marmara ve Karadeniz havzasını kapsayan geniş bir coğrafyaya yayılabilir. Nükleer riskin etkileri, gıda zinciri ve su sistemleri aracılığıyla farklı bölgelere taşınabilir.</strong></p>

<p><strong>Bilimsel çalışmalar, iyonize radyasyonun insan sağlığı üzerinde kanserojen etkiler oluşturduğunu ve düşük doz maruziyetlerin dahi uzun vadede genetik sonuçlar doğurabildiğini ortaya koymaktadır. Bu etkiler özellikle çocuklar açısından daha yüksek riskler barındırmaktadır. Nükleer risk yalnızca fiziksel değil; psikolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla da toplum üzerinde kalıcı etkiler yaratmaktadır.</strong></p>

<p><strong>Enerji politikaları açısından yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin mevcut kurulu gücünün talebin üzerinde olduğu, dolayısıyla kısa ve orta vadede nükleer enerjiye zorunlu bir ihtiyaç bulunmadığı ifade edilmiştir. Nükleer enerji yüksek maliyetli ve dışa bağımlı bir model oluştururken, rüzgâr ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklar daha ekonomik ve güvenli alternatifler sunmaktadır.</strong></p>

<p><strong>Öte yandan sürecin şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmediği; yerel halkın, bilim insanlarının ve ilgili tüm paydaşların karar alma süreçlerine yeterince dâhil edilmediği görülmektedir. Bu durum hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır. Bu ölçekte bir proje, toplumdan ve bilimsel akıldan kopuk şekilde hayata geçirilemez.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Trakya yalnızca bir bölge değil; başta İstanbul olmak üzere geniş bir coğrafyanın hava, su ve tarımsal gıda deposudur. Bu nedenle kısa vadeli enerji tercihleri uğruna uzun vadeli ekolojik ve toplumsal risklerin göze alınması kabul edilemez. Bölgenin sahip olduğu doğal değerler dikkate alındığında, Istranca Ormanları’nın UNESCO koruma statüsüne kavuşturulması ve bugüne kadar verilen zararlar da göz önüne alınarak Trakya’nın daha güçlü koruma statüleriyle güvence altına alınması gerekmektedir.</strong></p>

<p><strong>Tüm bu değerlendirmeler ışığında; Trakya’da planlanan nükleer santral projesinin durdurulması, sürecin şeffaf, katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alınması, bölgenin ekolojik ve tarımsal değerlerine sahip çıkılması ve enerji politikalarında yenilenebilir kaynaklara öncelik verilmesi gerektiği açıkça ortaya konmaktadır.</strong></p>

<p><strong>Bizler, yaşam hakkını ve doğayı savunan tüm paydaşlar olarak, hukuki ve demokratik haklarımız çerçevesinde bu sürece karşı durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. Başta Vize olmak üzere tüm Trakya halkı, yaşam alanlarına yönelik bu tehdide vize vermeyecektir</strong>.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MEHMET AYTAÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, KIRKLARELİ</category>
      <guid>https://medyakesan.com.tr/trakyada-nukleer-santral-istemiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyakesancomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyakesan-com-tr/uploads/2026/04/3d52baba-00d9-4433-a003-eaf18005947e.jpg" type="image/jpeg" length="32619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nükleer Santral toplantısına davet]]></title>
      <link>https://medyakesan.com.tr/nukleer-santral-toplantisina-davet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/nukleer-santral-toplantisina-davet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yarın Vize’de yapılacak olan Nükleer Santral Projesi için toplantıya tüm Trakyalıları davet eden yazılı bir açıklama yayınladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği’nden Nükleer Santral toplantısına davet</strong></p>

<p><strong>MEHMET AYTAÇ</strong></p>

<p>Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği yarın Vize’de yapılacak olan Nükleer Santral Projesi için toplantıya tüm Trakyalıları davet eden yazılı bir açıklama yayınladı.</p>

<p>Açıklama şöyle;</p>

<p>“<strong>Kırklareli Vize ilçesinde İğneada ile Kıyıköy arasında çalışmaları kamuoyundan gizlice sürdürülen nükleer santral projesi, Istrancalar başta olmak üzere tüm Trakya bölgesinin doğal varlıklarını, canlı yaşamını tehdit etmektedir. Nükleer santral projesi aynı zamanda tüm Marmara bölgesi, Balkanlar, Karadeniz ve İstanbul içinde bir yıkım ve ölüm projesidir. Nükleer santral inşası sırasında yapılacak hafriyat, kazı, orman kesimleri, kıyı tahribatları, dolgu, yol ve iletim hattı çalışmaları ile ekolojik yıkım ve habitat parçalanması da başlayacaktır. </strong></p>

<p><strong>Bu projenin inşaat ve işletme aşamasında vereceği çeşitli zararlar, Trakya, Balkanlar, Marmara ve Karadeniz bölgesinde yüzyıllarca devam edecektir. Sadece iktidarın ısrar ettiği bu hukuksuz ve halka rağmen yürütülen proje, ormanlara, denizlere, tarıma, turizme, sağlığa ve canlıların yaşamlarına ve ortak geleceğimize olumsuz ve geri dönüşü olanaksız büyük zararlar verecektir.</strong></p>

<p><strong>Trakya’nın doğasını, bereketli tarım alanlarını ve canlı yaşamını nükleer bir riske teslim etmek, tüm canlıların en temel hakkı olan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını ellerinden almaktır. Doğanın dengesini bozarak bölgeyi bir yıkım sahasına çevirecek bu projeye karşı, yaşamı savunarak sesimizi hep birlikte yükseltmeli; Trakya’mızım tüm doğal, tarihi ve kültürel varlıklarını kararlılıkla birlikte savunmalıyız.</strong></p>

<p><strong>Trakya yaşam savunucuları ve Trakya halkının yerel kurumları ile hep birlikte Nükleer Santral projesine karşı duracağız. Halka sorulmadan, halka ve yerel yönetimlere rağmen iktidarca halka bilgi dahi verilmeden sürdürülen bu projenin iptal edilmesi için bilim ve hukukun rehberliğinde toplumsal olarak mücadele vereceğiz. </strong></p>

<p><strong>Bu amaçla Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde 18 Nisan 2026 tarihinde saat 13.00’te Vize Belediye Kapalı Düğün Salonu’nda düzenlenecek panelde, Trakya Nükleer Santral projesinin bilimsel, çevresel ve toplumsal etkileri kapsamlı şekilde ele alınacaktır.</strong></p>

<p><strong>Tüm halkımızı panele davet ediyoruz. 15.04.2026</strong></p>

<p><strong>13.00 – Açılış, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı</strong></p>

<p><strong>13.00 – 13.30: Açılış konuşmaları</strong></p>

<p><strong>*Vize Belediye Başkanı (Ev sahibi)</strong></p>

<p><strong>*Kıyıköy Belediye Başkanı (Ev sahibi)</strong></p>

<p><strong>*Coşkun Molla (Trakya Baroları adına)</strong></p>

<p><strong>*TKKB adına Özer Demir (Düzenleyici kurumlardan)</strong></p>

<p><strong>*TP adına Osman İnci (Düzenleyici Kurumlardan)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>*TBB adına Candan Yüceer (Düzenleyici Kurumlardan)</strong></p>

<p><strong>13.30 – 16.00- PANEL</strong></p>

<p><strong>16.00 – 16.45- FORUM-SORU YANIT</strong></p>

<p><strong>16.45 – 17.00 -Sonuç Metninin okunması ve KAPA</strong>NIŞ”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MEHMET AYTAÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KIRKLARELİ</category>
      <guid>https://medyakesan.com.tr/nukleer-santral-toplantisina-davet</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 01:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyakesancomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyakesan-com-tr/uploads/2026/04/nukllere-hayir.jpg" type="image/jpeg" length="58870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları Vize’de bir araya geliyor!]]></title>
      <link>https://medyakesan.com.tr/bilim-insanlari-vizede-bir-araya-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/bilim-insanlari-vizede-bir-araya-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trakya’da planlanan nükleer santral projelerine karşı akademik ve hukuki bir perspektif sunmayı hedefleyen önemli bir panel düzenleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trakya’da nükleer santral tartışılıyor: Bilim insanları Vize’de bir araya geliyor!</strong></p>

<p><strong>MEHMET AYTAÇ</strong></p>

<p>Trakya’da planlanan nükleer santral projelerine karşı akademik ve hukuki bir perspektif sunmayı hedefleyen önemli bir panel düzenleniyor. Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde organize edilen etkinlikte, nükleer enerjinin bölge üzerindeki etkileri bilimsel veriler ışığında tartışılacak.</p>

<p>"<strong>Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz</strong>" başlığıyla düzenlenecek olan panelde, ekolojiden halk sağlığına kadar pek çok kritik başlık ele alınacak. 18 Nisan’da Kırklareli’nin Vize ilçesinde gerçekleştirilecek etkinlikte, nükleer santral projelerinin bölgenin doğasına ve geleceğine etkileri uzmanlar tarafından masaya yatırılacak.</p>

<p>Trakya’nın doğal yapısını ve ekosistemini yakından ilgilendiren nükleer santral projeleri, bilimsel bir panelle mercek altına alınıyor. Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği’nin organize ettiği panel, bölge halkını bilgilendirmeyi ve projelerin olası risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>UZMAN İSİMLER GÖRÜŞ BİLDİRECEK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Moderatörlüğünü Avukat <strong>Bülent Kaçar’</strong>ın üstleneceği panelde, her biri kendi alanında uzman olan şu isimler konuşmacı olarak yer alacak:</p>

<p><strong>Özgür Gürbüz: Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi</strong></p>

<p><strong>Prof. Dr. Faruk Yorulmaz: Halk Sağlığı Uzmanı</strong></p>

<p><strong>Doğanay Tolunay: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi</strong></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Gör. Pınar Demircan: Sosyolog / Nukleersiz.org Koordinatörü</strong></p>

<p>18 Nisan 2026 Cumartesi günü "Nükleere Hayır!" sloganıyla duyurulan panel saat 13.00’de Vize Belediyesi Kapalı Düğün Salonu’nda yapılacak. Panele tüm Trakya halkının katılımına açık olarak gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MEHMET AYTAÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, KIRKLARELİ</category>
      <guid>https://medyakesan.com.tr/bilim-insanlari-vizede-bir-araya-geliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyakesancomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyakesan-com-tr/uploads/2026/04/nukleere-santral-istemiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="83268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Durmaz: “İğneada’ya nükleer santral yapılamaz”]]></title>
      <link>https://medyakesan.com.tr/durmaz-igneadaya-nukleer-santral-yapilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/durmaz-igneadaya-nukleer-santral-yapilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Nükleer Santal Projesi, Trakya’nın kalbinde saplanan hançerdir”</strong></p>

<p><strong>ERDOĞAN DEMİR</strong></p>

<p>SOL Parti Keşan İlçe Başkanı <strong>Ali Erol Durmaz</strong> Kırklareli’ye yapılması düşünülen Nükleer Santral ile ilgili yazılı bir açıklama yayınlayarak, bu projenin Trakya’nın kalbine saplanacak bir hançer odluğunu belirtti.</p>

<p>Durmaz’ın açıklaması şöyle;</p>

<p>Kırklareli’de yapılması planlanan nükleer santral projesinin yeri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, bölgede planlanan bir rüzgar enerji santrali (RES) projesini "<strong>nükleer santral sahası ile çakışma</strong>" ibaresi ile reddetmesi sonucu ortaya çıkmıştır. İğneada Longoz Ormanları’nın hemen güneyinde, Vize ve Demirköy ilçeleri arasındaki Poliçe Plajı ile Kumçakıl Sahili hattı gizlice nükleer tesis için işaretlenmiştir. Bu gizli işaretleme Trakya’nın ekolojik bütünlüğünü ve toplumsal geleceğini doğrudan tehdit eden bir risk teşkil etmektedir.</p>

<p><strong>İĞNEADA COĞRAFYASI VE ISTRANCA EKOSİSTEMİ TEHDİT ALTINDADIR</strong></p>

<p>Istranca Dağları ve İğneada bölgesi, uluslararası koruma statülerine sahip biyoçeşitlilik değerleriyle "<strong>Trakya’nın nefesi</strong>" sayılmaktadır. Bölgenin nükleer bir sahadan ziyade mutlak korunması gereken bir yaşam destek sistemi olarak değerlendirilmesi bilimsel bir zorunluluktur.</p>

<p>Avrupa ve Anadolu ekosistemleri arasında bir geçiş koridoru işlevi gören Istrancalar, kendine özgü flora ve fauna zenginliğiyle Türkiye’nin en değerli ekolojik varlıklarındandır. Korunması gereken bir biyoçeşitlilik koridorudur.</p>

<p>Bölgedeki Longoz Ormanları, deniz çayırları ve kum zambakları, ekosistemin omurgasını oluşturur. Özellikle deniz çayırlarının kaybı, sadece yerel balıkçılığı bitirmekle kalmayacak, aynı zamanda Karadeniz’in karbon tutma kapasitesini ve biyo-filtre özelliğini yok ederek deniz ekosistemini çökertecektir.</p>

<p>Bölge aynı zamanda İstanbul’un yaşam destek sistemidir. İstanbul’un hem hava kalitesini düzenleyen hem de su ihtiyacını karşılayan doğal bir eşiktir. İçme suyu havzalarının nükleer risk altına girmesi, milyonlarca insanın yaşam hakkını doğrudan tehdit etmektedir.</p>

<p>Bu ekolojik zenginliğin korunması sadece bir tercih değil, mevcut hukuk ve imar planlarının getirdiği bir zorunluluktur.</p>

<p><strong>NÜKLEER SANTRAL ÜST ÖLÇEKLİ PLANLARA AYKIRIDIR</strong></p>

<p>Proje, Trakya’nın anayasası sayılan üst ölçekli planlarla ve yerleşik yargı kararlarıyla açıkça çelişmektedir. Mevcut plan disiplini içerisinde nükleer santralin hukuki bir zemini bulunmamaktadır. Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası planlarında bu alan Orman Alanı, Tarım Arazisi ve İçme Suyu Mutlak Koruma Alanı olarak tescillidir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Trakya’nın ekolojik yük sınırını doldurduğuna ve bölgeye ağır enerji tesislerinin yapılamayacağına dair emsal kararlar vermiştir. Yürürlükteki planlarda nükleer santral için karar bulunmamakta, aksine bu bölgelerin "mutlak korunması gereken değerler" olduğu vurgulanmaktadır.</p>

<p><strong>NÜKLEER SANTRAL ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIKTIR</strong></p>

<p>Nükleer enerjinin <strong>"ucuz ve bağımsız</strong>" bir seçenek olduğu iddiası büyük bir yalandan ibarettir.</p>

<p>Nükleer enerji yapım, işletme, söküm ve binlerce yıl sürecek atık yönetimi maliyetleri dahil edildiğinde dünyanın en pahalı elektrik üretim yöntemidir. Sinop ve Akkuyu projelerindeki <strong>"15 ve 20 yıllık alım garantisi</strong>" ve sağlanan imtiyazlar, nükleer projelerin kamu maliyesi üzerine yükleyeceği ağır ekonomik ipoteğin en somut kanıtıdır.</p>

<p>Akkuyu Nükleer Santralinde üretilecek elektriğin yüzde 50’si, 15 yıl boyunca 12,35 dolar-cent/kWh bedelle devlet garantisiyle satın alınacaktır. Oysa bugün elektrik piyasasında oluşan fiyat yaklaşık 6 - 7 dolar – cent / kWh düzeyindedir. Bu durum, Akkuyu’dan alınacak elektriğin piyasa fiyatının yaklaşık iki katı olacağını göstermektedir.</p>

<p>Mevcut nükleer projeler iddia edilenin aksine, enerji ihtiyacını rasyonel bir temelde karşılamaktan çok, uluslararası nükleer lobilerinin ihtiyaçlarını karşılayan bir bağımlılık uygulamasıdır.</p>

<p>Nükleer santraller, Türkiye’yi daha pahalı elektriğe ve daha derin bir dışa bağımlılığa mahkum etmektedir. Üretim, halkın ihtiyacına göre değil, şirket karını garanti altına alan sözleşmelere göre planlanmıştır. Bunun bedeli Türkiye halkına pahalı elektrik olarak yansıyacaktır.</p>

<p>Nükleer, inşaat aşamasından söküm ve atık yönetimine kadar tüm süreçleri kapsayan toplam maliyet açısından dünyanın en pahalı elektrik üretim yöntemidir. Gelişmiş ülkeler bu teknolojiden uzaklaşırken, Türkiye’nin bu modele yatırım yapması gerçekçi değildir.</p>

<p>Teknolojinin ve yakıtın Rusya veya Çin gibi ülkelere bağımlı olması, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak yerine kalıcılaştırmaktadır. Akkuyu ve Sinop projeleri, standart ticari hukuk yerine "<strong>Hükümetlerarası Anlaşma</strong>" modeliyle yürütülmektedir. Bu model, yatırımcı ülkelere (Rusya ve Japonya) ulusal egemenlik alanımız içinde adeta "devlet içinde devlet" statüsü tanıyan imtiyazlar vermektedir. Akkuyu nükleer santrali Rusya devlet şirketi Rosatom’un mülkiyetinde ve kontrolündedir. Bu durum, bir enerji tercihi olmaktan ziyade bir ulusal bağımsızlık sorunudur.</p>

<p>Uranyum yakıtının %100 oranında dışarıdan gelecek olması, doğal gaz bağımlılığını azaltmak bir yana, yakıt türü değiştirilmiş yeni bir bağımlılık yaratmaktadır.</p>

<p>Nükleer santral projelerinde teknoloji transferi yoktur. Yani, Türkiye’de nükleer santraller olacaktır ama nükleer santral kurma ve işletme bilgisi Türkiye’ye aktarılmayacaktır.</p>

<p>Ekonomik ve teknolojik olarak bağımlılık yaratan bu model, beraberinde geri dönüşü olmayan çevresel ve güvenlik riskleri getirmektedir.</p>

<p><strong>NÜKLEER SANTRAL EKOLOJİK YIKIM VE GÜVENLİK TEHDİ DEMEKTİR</strong></p>

<p>İğneada projesi, Türkiye’nin en zengin biyoçeşitlilik alanlarından olan Istrancalar ve Longoz Ormanları için bir ekolojik yıkım projesidir.</p>

<p>Nükleer santraller, doğa üzerinde geri dönülmez yıkımlar yaratma potansiyeline sahiptir.</p>

<p>Nükleer santrallerin güvenli olduğu iddiası tarihsel olarak defalarca çürütülmüştür. Bu üretim modeli, en az beş büyük nükleer kazaya ve ağır insanlık ve çevre felaketlerine yol açmıştır. Bilimsel çalışmalara göre ciddi bir nükleer kazanın gerçekleşme olasılığı yaklaşık yüzde 1’dir. Bu oran, başka hiçbir elektrik üretim teknolojisinde bulunmayan yüksek bir risktir.</p>

<p>Nükleer tesislerin normal işletim süreci dahi risk taşırken, Türkiye’nin "eskimiş ve riskli" bir teknolojiye yönelmesi büyük bir güvenlik sorunu yaratmaktadır.</p>

<p>Dünyada işletmedeki reaktörlerin ortalama yaşı 28,8’dir. Gelişmiş ülkeler eskiyen reaktörleri kapatırken, Türkiye'nin teknik ve güvenlik karmaşıklığı yüksek olan bu alana girmesi stratejik bir hatadır.</p>

<p>Nükleer santraller aynı zamanda çözülemeyen atık sorunu demektir. Kullanılmış nükleer yakıt binlerce yıl radyasyon yayma potansiyeline sahiptir. Dünyada bu atıkların kalıcı ve güvenli biçimde depolanabildiği tek bir tesis dahi bulunmamaktadır. Atıklar geçici havuzlarda tutulmakta, sorun sürekli ertelenmektedir. Ayrıca santrallerin ekonomik ömrü sona erdiğinde sökülmeleri de başlı başına büyük bir teknik ve çevresel sorun oluşturmaktadır.</p>

<p>Bunun yanı sıra uranyum kaynakları da sınırlıdır. Veriler, uranyum üretiminin zirvesine 2016 yılında ulaşıldığını göstermektedir. Bugün kullanılan uranyumun önemli bir bölümü ikincil kaynaklardan ve sökülen nükleer silahlardan sağlanmaktadır. Bu durum, nükleer enerjinin kendi hammaddesi açısından dahi sürdürülemez olduğunu ortaya koymaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgenin sismik özellikleri, santralin soğutma suyu ihtiyacının deniz ekosistemi üzerindeki etkisi ve radyoaktif sızıntı ihtimali, Trakya’nın içme suyu havzalarını, verimli tarım arazilerini ve gıda güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir.</p>

<p>Tüm bu riskler birleştiğinde, projenin Trakya’nın ve dolayısıyla Türkiye’nin kalbine vurulan bir hançer niteliği taşıdığı açıkça görülmektedir.</p>

<p><strong>GELECEĞİ SAVUNMAK ZORUNDAYIZ, NÜKLEER SANTRALE İZİN VERMEYELİM</strong></p>

<p>İğneada Nükleer Santral Projesi, bilimsel veriler, üst ölçekli planlar ve yargı kararlarıyla taban tabana zıttır. Meslek odaları ve bilimsel raporların ortaya koyduğu üzere, nükleer enerji artık dünyanın terk etmeye başladığı, pahalı ve riskli bir teknolojidir.</p>

<p>Bu bölge;</p>

<p>1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında orman, tarım ve mutlak içme suyu koruma alanıdır.</p>

<p>Ekolojik bütünlüğü en yüksek, en az tahrip edilmiş Trakya ekosistemidir.</p>

<p>İstanbul’un havasını, suyunu, yaşam destek sistemini oluşturan doğal bir eşiktir.</p>

<p>Bu bölgeye nükleer santral kurmak;</p>

<p>İğneada Longoz Ormanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektir,</p>

<p>Bölgenin içme suyu kaynaklarını risk altına atmaktır,</p>

<p>Tarım alanlarını, orman ekosistemlerini ve balıkçılığı yok etmektir,</p>

<p>Trakya’nın iklim dengesini bozmaktır,</p>

<p>Enerjide dışa bağımlılığı artırmaktır,</p>

<p>Deprem riskleri ve Karadeniz’e doğrudan etki edecek radyoaktif tehlikeler yaratmak demektir.</p>

<p>Bu projenin durdurulması, Istranca ormanlarını, Karadeniz’in biyolojik yapısını ve gelecek nesillerin yaşam hakkını savunmak zorundayız. Trakya’nın ekolojik bütünlüğünü korumak zorundayız. Geleceğimizi nükleer risklere ve dışa bağımlılığa teslim etmemek adına ortak mücadeleyi büyütmek tarihi bir görevdir.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ERDOĞAN DEMİR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, GÜNDEM, KIRKLARELİ</category>
      <guid>https://medyakesan.com.tr/durmaz-igneadaya-nukleer-santral-yapilamaz</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyakesancomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyakesan-com-tr/uploads/2026/04/igneada.jpg" type="image/jpeg" length="96468"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Valilik ve kaymakamlıkların internet sitelerinde SSL sertifikası bulunmuyor]]></title>
      <link>https://medyakesan.com.tr/valilik-ve-kaymakamliklarin-internet-sitelerinde-ssl-sertifikasi-bulunmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/valilik-ve-kaymakamliklarin-internet-sitelerinde-ssl-sertifikasi-bulunmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trakya’daki Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli Valilikle kaymakamlık resmi internet sitelerinin güvenliği için SSL sertifikasının olmaması dikkatleri çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b><u>ERDOĞAN DEMİR-ÖZEL HABER</u></b></p>

<p>Trakya gibi Türkiye’nin 81 il ile 973 ilçe Kaymakamlığı’nın resmi internet sitelerinde de SSL güvenliği bulunmadığı görülüyor.</p>

<p>Konunun uzmanları SSL güvenliğinin resmi kurumlar için çok önemli olmadığını da belirterek <b><i>“Bu siteler alışveriş sitesi olmadığı için SSL güvenlik belgesi şart değil. Ama bu sitelere giren vatandaşlar Güvenli değil uyarısını alınca sitelere girmeden çıkıyor. Devlet kurumlarına ait sitelerinde güvenli değil uyarısı vermesi de hoş değil. Ülkemizde SSL güvenlik belgesini bir yabancı şirket veriyor. SSL Güvenlik belgesi veren Türk şirket bulunmamakta. Umarız ki yetkililer bu habere ilgi gösterir ve Valilik ve Kaymakamlık sitelerini SSL Güvenlik belgesine kavuşturur</i></b><b><i>”</i></b> şeklinde konuştular.</p>

<p><b>SSL SERTİFİKASI NEDİR?</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SSL Sertifikaları, web sitelerinde yapılan veri transferlerini şifreleyerek verileri istemci-sunucu arasında güvenli bir şekilde iletmeyi sağlar. SSL kullanmak; hem müşteriyi hem de markayı korumak açısından web sitelerin güvenilir olmasını sağlamak açısından son derece önemlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EDİRNE, KIRKLARELİ, TEKİRDAĞ</category>
      <guid>https://medyakesan.com.tr/valilik-ve-kaymakamliklarin-internet-sitelerinde-ssl-sertifikasi-bulunmuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jan 2024 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyakesancomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyakesan-com-tr/uploads/2024/01/valilik-ve-kaymakamliklarin-internet-sitelerinde-ssl-sertifikasi-bulunmuyor.png" type="image/jpeg" length="50442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göksal Çidem, Aynı Dağın İki Yakasını değerlendirdi]]></title>
      <link>https://medyakesan.com.tr/goksal-cidem-ayni-dagin-iki-yakasini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/goksal-cidem-ayni-dagin-iki-yakasini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Doğa ve Kültür Derneği (DOKU) yönetim kurulu başkanı Göksel Çidem, aynı dağın Bulgaristan sınırları ile Türkiye sınırlarındaki durum ile ilgili bir yazılı açıklama yayınladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b><u>HABER MERKEZİ</u></b></p>

<p><b>Çidem</b>’in, “<b>Aynı Dağın İki Yakası</b>” başlıklı açıklaması şöyle;</p>

<p>“Bir taraf doğası, kültürü ve gelenekleriyle korunurken, bir taraf deyim yerindeyse yok oluşa gidiyor. Bulgaristan tarafı Istrancalar’ın korumaya alınmasının 29.yılını gayda ve davul çalıp kutlarken, Bizim tarafta ise tehlike çanları çalıyor. Tehlike çanlarının bileşenleri patlayan dinamitler-kırma eleme tesisleri- ağır iş makineleri, devasa kamyonlar, 7/24 hiç durmayan gürültüsü bitmeyen rüzgar enerji santralleri.</p>

<p>Bunlar doğal yaşam alanlarını yok ederken yeni ihale duyuruları da gelmeye devam ediyor. Longoz ormanlarını besleyen Istranca ormanlarındaki kaynaklardan, tutun da, tarımsal üretim yaptığımız tarım topraklarına kadar.</p>

<p>Yarınları düşünmeden, yarınlarda yaşayacak olanları düşünmeden her yer proje alanı. Bunun adı da yatırım-istihdam oluyor. Ergene kaynakları üzerine gelen kirli sanayi içinde 40 yıl önce aynı şey söylenmişti. Size AŞ-İŞ getiriyoruz diye. Sonuç ortada. Yok olan Ergene, kirlenen topraklar.</p>

<p><b>ISTRANCALARIN 1/3 BULGARİSTAN’DA. 2/3 TÜRKİYE’DE</b></p>

<p>Istrancalar sadece Kırklareli için ve Ergene havzası için önemli değil. Ülke nüfusunun yaklaşık %20sinin yaşadığı İstanbul için de çok önemli. İstanbul’un nefes borusu ve içme suyu kaynağıdır.</p>

<p>Istrancalar konumu itibarıyla iki kıta arasında bir köprü vazifesi görmesi, geçmiş buzul dönemlerinde türlere sığınak görevi görmesi, farklı iklimsel koşullara ve farklı ekosistemlere sahip olması Istrancalar biyo-çeşitlilik zenginliğinin başlıca nedenleridir.</p>

<p>Kısacası doğal ormanlardan olup, doğal yaşamın devam ettiği Avrupa ve ülkemizin mutlak korunması gereken alanlarının başında gelmektedir.</p>

<p>İki ülkenin Istrancalara nasıl baktığı, nasıl koruduğu ise Siyah-Beyaz kadar farklıdır.</p>

<p>Bulgaristan tarafı her yıl yaptıkları etkinliklerle, 24 Ocak 2024 de korumaya alınmasının 29.yılını kutluyorlar. Istrancaların her iki tarafını da doğasıyla, kültürüyle sosyal ve doğal yaşamıyla nice uzun seneleri olması en büyük dileğimiz.</p>

<p>Bulgaristan Istaranca Park Bulgaristan'ın en büyük korunan bölgesi, aynı zamanda ülke topraklarının % 1'ini kapsayan en büyük Bulgaristan Doğal Parkıdır. Biyosfer rezerv alanıdır. Bulgaristan Istrancaları 1161 Km2 olup 21 yerleşim yeri sınırları içinde bulunuyor. Türkiye Istrancaları 1970 Km2’dir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Istranca Doğa Parkı, insan ve doğanın, korunmuş çevrenin, korunmuş geleneklerin ve kültürel ve tarihi anıtların başarılı bir şekilde bir arada yaşamasına bir örnek olması nedeniyle, Bulgar biyosfer parkı olma konusunda en büyük potansiyele sahip olup, sosyal yapısı, kültürü, inançları kapsamında asırlardır gelenek ve göreneklerini yaşatmak için yerel ve merkezi yönetimler büyük destek vermektedir.</p>

<p><b>AYNI DAĞIN İKİ YAKASINDA Kİ BAKIŞ AÇISI</b></p>

<p>(Küçükakbaba) yaşam alanı koruma alanı ilan edildi. Veleka nehri vadisinin güney yamaçlarının bir kısmını kaplar. Küçük Akbaba için 109 Ha. Koruma alanı ilan edilmiş.</p>

<p>Doku Derneği arazi ekibimiz Trakya’da uzun yıllar sonra ilk aktif küçük akbaba yuvasını tespit etti ve ilgili kurumlara bildirdi. Üreme-beslenme-yavru büyütme ve yaşam alanı il merkezimize yakın bir bölgede bulundu. Bir yavru büyüttü ve sonbaharda göç etti.</p>

<p>Ancak akbaba yuvasına yakın ve yaşam alanını kapsayan bölgeye RES kurulmak isteniyor. Yerli ve yabancı uzmanlardan aldığımız görüş ve bilimsel değerlendirmeleri ilgili kurumlara ilettik. O bölgeye RES kurulursa Trakya’daki tek akbaba yuvası yok olacak. Komşumuz bir küçük akbaba için 1090 dekar alanı koruma alanı ilan ederken, Biz ise akbabayı yok sayarak enerji üretimi yapacağız.</p>

<p>Küçük akbabanın beslenme bölgeleriyle ilgili yapılan çalışmalar türün beslenmek için kullandığı bölgenin 9.8 kmdir. Bu alan acilen koruma alanı ilan edilmelidir.</p>

<p>Trakya’nın tek küçük akbaba yuvası tehlike altına düşecek ve nesli zaten küresel ölçekte yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan bir türün son sığınaklarından biri yok olacaktır.</p>

<p>Sadece yok edilecek olan akbaba yuvası değil ki…</p>

<p>PUHU en büyük baykuş türüdür. Bulgaristan Istrancalar’ın da Kalkata Koruma Alanı (18.9 ha) Bir çift PUHU baykuşun yuvasını korumak için ilan edildi.</p>

<p>Bulgaristan’da korumak için yuvanın olduğu 189 dekar alanı koruma alanı ilan ediliyor. Doku Derneği arazi ekibi Çağlayık köyünde bir puhu yuvası tespit etti.</p>

<p>Ekibimiz yuvayı canlıları rahatsız etmeden takip etti. Sonra neler olmadı ki. Baraj projesi için hazırlanan ÇED raporunda yuvanın olduğu kayalık “<b>patlatmalı kaya ocağı</b>” raporu hazırlayanlar masa başında haritalar üzerinde çalışınca, görücü usulü hazırladıkları ÇED raporları ile gözümüz gibi baktığımız canlıların, gözünü çıkarıyorlar.</p>

<p>Puhu ve Akbaba için ilgili tüm kurumları uyardık. Takip ediyoruz. Uluslararası sözleşmelerle mutlak koruma altında ve kırmızı listede bulunan türleri korumak için her türlü yasal mücadeleyi ulusal ve uluslararası platformlarda gereken girişimlerde bulunacağız.</p>

<p>Sınırın iki yakasına bakınca yaşananlar bunlar. Aynı bulutta ıslanan, aynı kuşun sesini duyan, aynı havayı teneffüs eden, aynı suyu içen dağın iki yakasında ki insanların doğaya bakış açıları.</p>

<p>Ülkemizdeki Istrancalar’ın durumu ise tam bir yıkım. Karşıda dikkat “<b>dikkat hayvan çıkar</b>” yazarken, Türkiye tarafında ise “<b>dikkat kamyon çıkar</b>” &nbsp;yazıyor.</p>

<p>Aynı ormanın bir tarafında hayvan, bir tarafında kamyon çıkıyor.</p>

<p><b>DAĞIMIZDA ORMANIMIZDA EKO KIRIM YAŞANIYOR</b></p>

<p>Deyim yerindeyse Taş Devri’ni yaşıyoruz.</p>

<p>Bir an önce Taş Devri’ni bırakıp, Komşumuz gibi Baykuşu, Akbabayı, Ağacı, Kaplumbağaların, Kurt, Karaca, Karınca, Çalıları, kısacası Istrancalar’da yaşayan tüm canlıları bir bütün olarak koruma için acilen adım atılmalı.</p>

<p>Avrupa’nın en önemli alanından biri olan Istrancalar’ın daha fazla tahrip edilmeden, yaban hayatı yok olmadan, doğal varlıkların gelecek nesillerin yaşam kaynağı olarak kayıtsız şartsız koruma alanı ilan edilmesi, geleceğe yapılacak en önemli yatırım ve bırakılacak en değerli mirastır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KIRKLARELİ</category>
      <guid>https://medyakesan.com.tr/goksal-cidem-ayni-dagin-iki-yakasini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jan 2024 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyakesancomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyakesan-com-tr/uploads/2024/01/goksal-cidem-ayni-dagin-iki-yakasini-degerlendirdi.png" type="image/jpeg" length="48313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LÖSEV Ergene'den 'Kansere dur' dedi!]]></title>
      <link>https://medyakesan.com.tr/losev-ergeneden-kansere-dur-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/losev-ergeneden-kansere-dur-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[LÖSEV, Ergene Havzası'ndaki kirlilik sorununa dikkat çekerek, halk sağlığını tehdit eden ciddi bir duruma işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen lösemi ve kanser ile mücadele eden sivil toplum kuruluşlarından LÖSEV, Ergene Havzası'ndaki kirlilik sorununa dikkat çekerek, halk sağlığını tehdit eden ciddi bir duruma işaret etti.</p>

<p>ANKARA (İGFA) - LÖSEV’e kayıtlı kanser ile mücadele eden aileler ve gönüllüler “<b>Kansere dur demek için buradayız, çözüm istiyoruz. Ölmek istemiyoruz</b>” dedi.</p>

<p>LÖSEV ise kamu ile kanser verilerinin şeffaf bir şekilde açıklanmasına yönelik çağrı yaptı.</p>

<p>Ergene Havzası, Türkiye'nin en verimli tarım topraklarından biri olarak bilinirken, yıllardır ağır metal, kimyasal ve evsel atık kirliliğiyle mücadele ediyor. LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, bu kirliliğin, bölgedeki toprakların ve su kaynaklarının kanserojen etkiler yarattığına dikkat çekti.</p>

<p>LÖSEV’e kayıtlı kanser ile mücadele eden aileler, gönüllüler ve çalışanlar Ergene’de “<b>Sen de kansere dur de</b>” dedi. 500’e yakın kişinin katıldığı aktivist etkinlikte nehrin zamanla kontrolsüz bir atık kanalına dönüştüğüne ve içinde yaşamın sürdürülemediği bir duruma geldiğine vurgu yapıldı. Ergene Nehri’nden elde edilen balıkların ve bu bölgedeki tarlalarda yetiştirilen ürünlerin tüketilmesinin kanser riskini artırdığına dikkat çekildi. Vakıf, Türkiye'nin geleceğini tehdit eden bu çevresel sorunun çözümü için hep birlikte harekete geçme çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>“TRAKYA’NIN KANSER VERİLERİ AÇIKLANSIN”</b></p>

<p>Ağır metal kirliliğinin mesane, prostat ve böbrek kanserlerine yol açtığı, hava kirliliğinin ise birçok kanser türünün riskini artırdığını dile getiren Vakıf yetkilileri, okuduğu basın bildirisinde Trakya bölgesinde kanser vaklarının arttığını bildiklerini belirterek son 10 yılda kaç kişinin kansere yakalandığının kamu ile açıkça paylaşılmasını istediğini belirtti.</p>

<p>Bildiride bölgede kaç fabrikanın olduğu, bu fabrikaların ne sıklıkla denetlendiği gibi sorular da yöneltildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EDİRNE, KIRKLARELİ, TEKİRDAĞ</category>
      <guid>https://medyakesan.com.tr/losev-ergeneden-kansere-dur-dedi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jan 2024 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyakesancomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyakesan-com-tr/uploads/2024/01/losev-ergeneden-kansere-dur-dedi.png" type="image/jpeg" length="77517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli’de ön seçimin galibi Kesimoğlu]]></title>
      <link>https://medyakesan.com.tr/kirklarelide-on-secimin-galibi-kesimoglu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://medyakesan.com.tr/kirklarelide-on-secimin-galibi-kesimoglu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Mart tarihinde yapılacak yerel seçimler öncesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nde, Kırklareli Belediye Başkan Adayını belirlemek için 7 Ocak tarihinde ön seçim gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b><u>HABER MERKEZİ</u></b></p>

<p>Ön seçim sonuçlarına göre mevcut aday adaylarından, Kırklareli Belediye Başkanı <b>Mehmet Siyam Kesimoğlu</b>, ipi göğüsleyen isim oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>&nbsp;7 Ocak Pazar günü saat 08:00’de başlayan seçimlerde, 10 sandık kuruldu. Erken saatlerde, ön seçimin yapılacağı salona gelen Kesimoğlu’na ilgi büyük oldu. Partililerin yanı sıra <b>Kesimoğlu</b>’nu burada ziyaret etmeye sivil toplumdan da çok sayıda isim geldi.</p>

<p><b>Kesimoğlu</b>’nun şehir dışından da önemli misafirleri vardı. İstanbul Büyükçekmece Belediye Başkanı <b>Hasan Akgün</b>, Edirne Belediye Başkanı <b>Recep Gürkan</b> ve sanatçı <b>Ali Altay</b>, <b>Kesimoğlu</b>’nun yanında oldular.</p>

<p><b>“BAŞARI BAYRAĞI EN ÜSTE DİKİLECEK”</b></p>

<p><b>Kesimoğlu</b> burada yaptığı açıklamada; “<b>2024 yılının ilk haftasında, iktidara doğru emin adımlarla yürüyen, yerel yönetimden sonra gelecek genel seçimde de başarı bayrağını en üste dikecek Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugün ön seçimi var. Hem Kırklareli’ne yakışan, hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkelerine, disiplinine ve terbiyesine yakışan bir düzeyde olgun bir ön seçim yaşıyoruz</b>” diye konuştu.</p>

<p>Sandıkların açılıp sayımın gerçekleşmesinin ardından, CHP Parti Meclisi üyesi <b>Baki Aydöner</b> emek veren herkese teşekkür ederek, “<b>Genel Başkanımız sayın Özgür Özel’in de hepinize çok selam ve saygıları var</b>” diyerek, aday adaylarını sahneye davet etti.</p>

<p>Burada ilk konuşmayı CHP Merkez İlçe Başkanı <b>Cevahir Cem Yarım</b> yaptı ve “<b>Kıymetli partililerimiz. Öncelikle bu demokrasi şölenimize katılımınızdan dolayı çok teşekkür ediyoruz. Bugün tüm aday adaylarımızla çok centilmence, çok güzel bir seçim süreci geçirdik. Umarım bu tüm Türkiye’ye de örnek olur. Kazanan kim olursa olsun, adayımız ile birlikte 31 Mart gecesinde aynı coşku ve kalabalıkla partimizin bayrağını belediyemizde dalgalandırmaya devam edeceğiz” </b>ifadesinde bulundu.</p>

<p>CHP İl Başkanı<b> Bora Terzi </b>de;<b> “Değerli yol arkadaşlarım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Burada bugün Kırklareli halkının iradesini yansıttınız. Kırklareli halkının belediye başkan adayını belirlediniz. Belirlenen adayımızı da, 31 Mart tarihinde, tekrar Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanı olarak hep beraber seçeceğiz. Bu seçimin kazananı Kırklareli’dir</b>” şeklinde konuştu.</p>

<p>Coşkulu ve pozitif bir atmosferde gerçekleştirilen ön seçimin sonucunu CHP Parti Meclisi üyesi <b>Uğurcan İrak</b> “<b>Mehmet Siyam Kesimoğlu</b>” olarak açıkladı.</p>

<p>Kesimoğlu, buradaki konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><b>“HEPİMİZ KAZANDIK”</b></p>

<p><b>“Çok değerli parti meclisi üyelerim. İl Başkanım, merkez ilçe başkanım. Değerli milletvekilim. Partili arkadaşlarım. Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir ömür vermiş yol arkadaşlarım. Hepinizi coşkuyla, heyecanla, büyük bir mutlulukla selamlıyorum.&nbsp; Hayatımızın her döneminde demokrasiye bağlılığımız gereği ön seçim istiyorduk. Burada da hem bizim, hem örgütümüzün talebi doğrultusunda ön seçim gerçekleşti. Bu ön seçim sürecinde, aday adayı olduğumuz arkadaşlarıma başarılar diledim. Daha önceki konuşmalarımızda da ifade ettiğimiz gibi kazanan Cumhuriyet Halk Partisi oldu. Biz kazandık. Hepimiz kazandık.”</b></p>

<p><b><u>“HEDEFİMİZ 31 MART, KENDİME VE SİZLERE GÜVENİYORUM”</u></b></p>

<p>Sürecin; Cumhuriyet Halk Partisi’nin terbiyesiyle yetişmiş, onun geleneklerine uygun ve demokrasiye olan inancıyla, düzeyi düşürmeden, olgun, vakur ve yarını düşünecek bir biçimde, olgunlukla götürüldüğünü söyleyen <b>Kesimoğlu</b>; <b>“Merkez ilçemize kayıtlı 3011 arkadaşımıza gönül dolusu şükranlarımı sunuyorum. Bundan sonra hedefimiz 31 Mart 2024 akşamı Kırklareli Belediyesi’nde o nazlı altı oklu bayrağın dalgalanmasına katkı yapmaktır. Ben kendime güveniyorum. Yılların birikimi var. Ben sizlere güveniyorum. Yılların birlikteliği, beraberliği var. Ve Cumhuriyet Halk Partili belediyeler içerisinde de Kırklareli’ni birinci yapacağımızın sözünü vermek istiyorum. Onun başarısının ayak seslerini sizlerle paylaşmak istiyorum”</b> dedi.</p>

<p>Kırklareli’nde, yerleşmiş, kökleşmiş bir demokrasi kültürü, örnek alınacak birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayan <b>Kesimoğlu</b>, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:</p>

<p><b>“EN ÇOK TEŞEKKÜRÜ EŞİM SİBEL KESİMOĞLU’NA EDİYORUM”</b></p>

<p><b>“Kırklareli halkı kararını verdi. Yine ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ diyecek. Açık farkla, 31 Mart 2024 gecesi sandıkları patlatacağız. Ve davulları zurnaları çaldıracağız sevgili arkadaşlarım. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Ama en çok teşekkür etmek istediğim her zaman acımı paylaşan azaltan, sevincimi çoğaltan sevgili eşim Sibel Kesimoğlu. Bu süreci, ailemle, arkadaşlarımla, birlikte yolculuk ettiğim dostlarımla birlikte tamamladık. Alınan sonucun hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Partimize, ilimize, halkımıza yararlı sonuçlar getirmesini diliyorum.”</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KIRKLARELİ</category>
      <guid>https://medyakesan.com.tr/kirklarelide-on-secimin-galibi-kesimoglu</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyakesancomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyakesan-com-tr/uploads/2024/01/kirklarelide-on-secimin-galibi-kesimoglu.png" type="image/jpeg" length="55607"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
